Rouges türkçesi Rouges nedir

Rouges ingilizcede ne demek, Rouges nerede nasıl kullanılır?

Khmer rouge : Kamboçya komünist partisi. Kızıl kmerler. 1.5 milyon insanın soykırımı ile hatırlanan ve 1975-1979 yılları arasında kamboçya'yı yöneten komünist örgüt. Kızıl kmer.

Rouge : Allık parlatma tozu. Dudak boyası. Allık sürmek. Ruj. Ruj sürmek. Allık. Al. Dudaklarını boyamak.

Rouged : Rujlanmış. Allık sürmek. Dudaklarını boyamak. Rujlu. Ruj sürmek.

Scrouge : Cimri. Sıkıştırmak. Toplanmak. Doldurmak. Paragöz. Pinti. Üşüşmek.

Rough : Müstehcen. Kabaca. Kötü. Kaba dokunmuş. Hoyrat. Külhanbeyi. Gürültücü. Engebeli. Dalgalı. Terbiye etmek (at).

Rough cut : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Henüz tam olarak yayınlanmamış veya basılmamış film. Filmin son durumunda yer almak üzere seçilmiş çekimlerin, çevirim senaryosundaki sıraya göre birbirine eklenmesine dayanan ilk kurgu işlemi. Kaba kurgu.

Rough endoplasmic reticulum : Granüllü endoplazmik retikulum.

Rough and ready : Kaba saba ama içten. Kayıtsız. Aşağı yukarı. Kaba saba. Pratik. Basit ve rahatsız. Yarım yamalak. Hazırlık yapmadan hızlıca. Yasak savar. Vasat ama işe yarar.

Rough estimate : Kabaca hesap. Götürü tahmin. Kaba varsayım. Kabaca tahmin etme. Yaklaşık değerlendirme. Kaba tahmin. Kabaca tahmin. Kaba hesap.

 

Rough cast : Sıvamak. Plaster. Sıva. Yakı. Taslak. Kaba sıva. Kaba görünüşlü sıva. Kaba sıva vurmak. Harç. Harç uygulamak.

İngilizce Rouges Türkçe anlamı, Rouges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rouges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roughened : Kabarmak. Pürüzlenmek. Pürüzlü. Pütür pütür olmak. Pürüzlendirmek. Kabartmak. Pürüzlendirilmiş.

Reddest : Solcu. Rus. Kırmızı (renk). Kızarmış. Kızılderili. Kızgın. Değersiz. Komünist. Kırmızı.

Unpolished : Parlatılmamış. Ham. Boyasız. Cilasız. Terbiyesiz. Kaba. Boyanmamış. Perdahsız. Cilalanmamış.

Circuit : Daire çevresi. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Bir yönetim altındaki işletme sayısı. Döngü. Gezici hakim. Çember. Çıngı devresi. Elektriksel erke üretecinin ucaylarma bağlanarak kesiksiz bir iletim yolu oluşturan iletken aygıtlar ya da gereçler dizisi. Turne. Turneye çıkmak.

Main line : Ana hat.

Imbricated : Üstüste binmiş. Birbiri üstüne binen kenarları olan (çatı kiremitleri gibi). Birbiri üstüne gelen bölmeler halinde örtülmüş. Üst üste bindirilmiş. Üst üste konulmuş. Üst üste konmuş. Katmerli.

Blusher : Yüzü kızaran.

Crushed : Konkase. Öğütülmüş. Ezilmiş. Ezik. Kırılmış. Sıkılmış.

Path : Çığır. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. İzlek. Patika. İz. Yol. Yolak. Pist. Hayat biçimi. Yörünge.

Scabby : Yara gibi kabuk kabuk olan. Berbat. Kabuklu. İğrenç. Aşağılık. Uyuz. Kabuk bağlamış. Kabuklanmış. Uyuz (koyun). Kötü.

 

Rouges synonyms : line of flight, bouldery, slubbed, rock ribbed, unsmooth, line of fire, paper route, bus route, approach pattern, roughish, line of march, supply line, feeder line, supply route, squamulose, traffic pattern, data track, migration route, celestial orbit, rockbound, paper round, rough textured, nonslippery, sandpapery, alligatored, coarse textured, bouldered, saw like, lippy, itinerary, costate, nubbly, red.

Rouges zıt anlamlı kelimeler, Rouges kelime anlamı

Even : (sayı) çift. Eşit olarak bölüştürmek. Düz olmak. Tesviye etmek. Hatta. Bile. Eşit. Düzletmek. Düzleştirmek. Düzeltmek.

Polished : Parlatılmış. Boyanmış. Nazik. Gösterişli. Kibar. Parlak. Yontulmuş. Celi. Cilalı. Mücella.

Smooth : Kolaylaştırmak. Yumuşak. Yatıştırmak. Sistirelemek. Yumuşatmak. Mükemmel. Düzgün. Sakin. Düzlemek. Akıcı.

Rouges antonyms : regular, slippery, ironed, fine, undercharge.