Rumouring türkçesi Rumouring nedir

Rumouring ingilizcede ne demek, Rumouring nerede nasıl kullanılır?

Rumour has it : Söylentilere göre. Söylentiye göre. Söylentilere bakılırsa. Şayialara göre.

The rumour runs : Söylentiye göre.

Rumour : Belli bir olayın olduğu yolunda bir topluluk ya da toplumsal kümede dolaşan doğrulanmamış haber. Şayia. Dedikodu yapmak. Tevatür. Rivayet. Söylenti. Söz. Tevatur. Yaymak.

Rumoured : Söylenti çıkarılmış. Konuşulan (dedikodu vb). Dedikodusu yapılan.

Rumours : Söylentiler. Dedikodu. Söylenti. Şayia. Dedikodular. Rivayet.

Strumous abscess : Soğuk apse.

Brumous : Buğulu. Sisli. Puslu.

As it is rumoured : Söylentiye göre.

Strumous : Sıraca türünden. Yastıksı. Guatr türünden. Strumöz.

Grumous : Gruplanmış tahıl. Düğümlü (botanik terimi). Pıhtı gibi. Pıhtılaşmış.

İngilizce Rumouring Türkçe anlamı, Rumouring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rumouring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tell tales : Hikayeler anlatmak.

Committals : Akıl hastanesine gönderme. Sevketme. Teslim etme. Taahhüt. Cezaevine gönderme. Suç işleme. Teslim etmek. Hapse gönderme. Hapse atma.

Rumour : Dedikodu. Belli bir olayın olduğu yolunda bir topluluk ya da toplumsal kümede dolaşan doğrulanmamış haber. Dedikodu çıkarmak.

 

Gossip : Çene çalmak. Gevezelik. Kaynatmak. Bir birey ya da toplumsal küme üzerinde, yüze karşı değil arkadan sözlü saldırıda bulunmak yoluyla toplumsal denetim kurma. Laf yetiştirmek. Gevezelik etmek. Dedikodu etmek.

Account : Hesaplaşma. Yakalamak (av). Önem. Yarar. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Değer. Hesap. İtibar. Avlamak. Gözüyle bakmak.

Tattling : Ağzından kaçırmak. Geveze. Boşboğazlık etmek. Gevezelik etmek. Gevezelik etme.

Bespreads : Bulamak. Kaplamak. Lekelemek. Saçmak. Örtmek. Bulaştırmak.

Tattle : Boşboğazlık. Ağzından kaçırmak. Geveze. Fitlemek. Gevezelik. Boşboğazlık etmek. Dedikodu. Gammazlamak. Gevezelik etmek.

Tattled : Gammazlamak. Gevezelik. Dedikodu. Geveze. Boşboğazlık. Boşboğazlık etmek. Gevezelik etmek. Fitlemek. Ağzından kaçırmak.

Rumouring synonyms : bear tales, bespread, scuttlebutt, accounts, committal, carry tales, engagement, ring, asseveration, gossips, commitments, bespreading, delate, rumours, ensuring, gossipry, gossiped, intemperance, faming, rumors, broadcasts, circulate, indulgence, convey, tattles, expression, apply, commitment, deployed, assurance, splurge, grapevines, narratives.