Rumpling türkçesi Rumpling nedir
- Kırıştırmak.
- Buruşturmak.
- Karman çorman etmek.
- Dağıtmak.
- Örseleme.
Rumpling ingilizcede ne demek, Rumpling nerede nasıl kullanılır?
Crumpling : Devirmek. Çökmek. Kırışmak. Düşmek. Buruşmak. Kırışma. Buruşma. Çökertmek. Buruşturmak.
Rumpliest : Darmadağınık edilmiş. Buruş buruş. Kırışık. Uruşuk. Karıştırılmış. Buruşturulmuş. Katlanmış.
Rumple : Kırışık. Buruşmak. Buruşturmak. Karıştırmak (saçı). Dağıtmak. Darmadağın etmek. Örselemek. Karman çorman etmek. Kırıştırmak. Karmakarışık etmek.
Rumpled : Buruşuk. Kırışık. Katlanmış. Darmadağınık edilmiş. Buruş buruş. Darmadağınık. Buruşturulmuş. Karıştırılmış.
Rumples : Buruşmak. Darmadağın etmek. Karman çorman etmek. Buruşturmak. Karıştırmak (saçı). Kırıştırmak. Karmakarışık etmek. Örselemek. Dağıtmak. Kırışık.
Crumpled up : Yıkılmak. Buruşturmak. Kırıştırmak. Çökmüş. Darmadağın olmak. Çökmek. İçi bozulmuş. Düşmek.
Crumply : Çökerterek. Buruşturarak.
Crumple up : Yıkılmak. Düşmek. Darmadağın olmak. Çökmek. Buruşturmak. Kırıştırmak.
Rumply : Buruş buruş. Kırışık. Darmadağınık edilmiş. Buruşturulmuş. Uruşuk. Katlanmış. Karıştırılmış.
Rump session : Büyük bir toplantının dağılmasından sonra yapılan toplantı.
İngilizce Rumpling Türkçe anlamı, Rumpling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rumpling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Apportion : Eşit olarak taksim etmek. Tahsis etmek. Paylaştırmak. Taksim etmek. Tevzi etmek. Paylaştırma. Pay etmek. Bölüştürmek.
Thievery : Hırsızlık. Çalıntı mal.
Carry on with : Korte etmek. İlişkisi olmak. Devam etmek. Gayrimeşru bir ilişki içinde olmak. Oynaşmak. Sürdürmek. Aşna fişne olmak. Düşüp kalkmak. İle ilişkisi olmak.
Bestrew : Saçmak. Kaplamak. Yayarak kaplamak.
Confuse : Kafası karışmak. Kafasını karıştırmak. Bozmak. Afallatmak. Zihinsel karıştırmak. Birbirine karıştırmak. Serseme çevirmek. Ayırt edememek. Kafa karıştırmak.
Cockle : Kırışmak. Kabuk (midye vb.). Küçük sandal. Buruşmak. Küçük kayık. Dalgalandırmak. Delice. Tarak kabuğu.
Crinkling : Hışırdamak. Kıvırmak. Büzüşmek. Katlamak. Kırışmak. Karıştırmak. Hışırdatmak. Buruşmak.
Judicial decision : Hakim kararı. Kazai karar. Adli karar.
Make a hash of : Eline yüzüne bulaştırmak. Çorba etmek. -i iyice karıştırmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. -i bozmak. -i yüzüne gözüne bulaştırmak. Berbat etmek. İçine etmek.
Contract : Sözleşme. Kasmak. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Kasılmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kontrat yapmak. Mukavele. Sözleşme yapmak. (hastalığa) yakalanmak. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma.
Rumpling synonyms : crinkle, contorts, bestrews, cockled, crease, discombobulate, opinion, dealing out, larceny, bestrewed, bestrewing, be on the loose, creases, allocate, mixed up, bestrewn, judgement, deal out, discombobulating, crumple up, remolding, crumpled up, be on the rampage, crinkled, contorting, rumple, stealing, corrugates, carry on, crumple, deal, crack up, shuffle.
Rumpling zıt anlamlı kelimeler, Rumpling kelime anlamı
Skilled : Dirayetli. İşini iyi yapan. Becerili. Teknik bilgisi iyi olan. Vasıflı. Eli yatkın. Yetenekli. Deneyimli. Kalifiye. Yetişkin.
Powerless : Güçsüz. Zebun. Zayıf. Elinden bir şey gelmez. Kudretsiz. Nüfuzsuz. Aciz. Kuvvetsiz. Yetersiz.

Bu kısımda Rumpling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rumpling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rumpling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rumpling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.