Rustier türkçesi Rustier nedir

  • Huysuz (at).
  • Kızıl.
  • Solmuş.
  • Çatlak (ses).
  • Kınacıklı.
  • Paslı.
  • Körelmiş.
  • Pas rengi.
  • El alışkanlığını kaybetmiş.
  • Eskimiş.
  • Ham.
  • Hamlamış.
  • Paslanmış.

Rustier ingilizcede ne demek, Rustier nerede nasıl kullanılır?

Crustier : Taş kırma makinesi. Haşin. Huysuz. Kabuğumsu. Kıtır kıtır. Asabi. Kabuklu. Sert.

Trustier : Sadık. Güven telkin eden. Güvenilir. Emin. Güvenilir kimse.

Rustiest : Eskimiş. Kızıl. Pas rengi. Ham. Paslı. Çatlak (ses). Paslanmış. El alışkanlığını kaybetmiş. Körelmiş. Hamlamış.

Crustiest : Ters. Çapaklı. Gevrek. Asabi. Kabuklu. Aksi. Huysuz. Kabuğumsu. Kıtır kıtır. Haşin.

Trusties : Sadık. Güvenilir. Emin. Güven telkin eden. Güvenilir kimse.

Rustic : Kaba saba. Taşralı. Kaba. Hödük. Rüstik. Kırlara. Kaba kimse. Köylere ilişkin. Köye ait. Köylü.

Rustic work : Köy işi mobilya. Kaba işçilik. Rüstik iş. Rustik mobilya.

Rusticating : Köy biçimi inşa etmek. Basit yaşamak. Kaba yontma işlemek. Köye göndermek. Okuldan uzaklaştırmak (ingiliz ingilizcesi). Sade bir hayatı olmak. Köyde yaşamak. Okuldan uzaklaştırmak. Rustiklemek. Köye yerleşmek.

Rusticate : Köyde yaşamak. Köye yerleşmek. Köye göndermek. Köy biçimi inşa etmek. Kaba yontma işlemek. Sade bir yaşam sürmek. Sade bir hayatı olmak. Basit yaşamak. Rustik tarzda yapmak. Rustiklemek.

 

Rustication : Köyde yaşama. Uzaklaştırma (okuldan). Köylüleşme. Kabarık kesmetaş işleme.

İngilizce Rustier Türkçe anlamı, Rustier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rustier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immature : Toy. Olmamış. Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Çocukça. Olgun olmayan. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. tam gelişmemiş. Olgunlaşmamış. İmmatür.

Inexperienced : Tecrübesiz. Toy. Deneyimsiz. Çaylak. Dünkü. Acemi. Görgüsüz.

Inurbane : Kaba. Nezaketsiz. Terbiyesiz. Medeni olmayan.

Stealer : Hırsız. Çalan.

Buggered : Leşi çıkmış. Harap olmuş. Harcanmış. Yorgun. Canı çıkmış. Kırık. Bok edilmiş. Gebermiş. Haşat olmuş. Tükenmiş.

Off color : Kalitesi şüpheli. Kaba. Keyifsiz. Doğal renkte olmayan. Belirsiz. Müstehcen. Açık saçık.

Dengue : Dang humması. Sivrisineklerle taşınan, viruslu ve bulaşıcı sıcak ülkeler hastalığı. Dengue ateşi. Eklem ağrılı ateşli bulaşıcı hastalık. Dang. Sivrisineklerin bulaştırdığı viral bir hastalık. Şiddetli eklem ve adale ağrıları veren ateşli ve bulaşıcı hastalık.

Obsolete : İşe yaramaz. Demode. Kullanılmayan. Modası geçmiş. Metruk. Eski. Hükümsüz. Eskilerine oranla az gelişmiş (biyoloji terimi). Kullanılmaz olmuş.

 

Oxidised : Oksidize. Oksitlenmiş. Oksitli. Okside.

Rustier synonyms : incult, detrited, waned, rustiest, reddest, frayed, out of practice, faded, passe, raws, gold, obsoletes, rawest, blunt, etiolated, dated, furry, decoloured, crimsons, antiquated, decolored, crimsoned, burnt out, go, green, ginger, rust, archaic, dingy, crude, raw, dengues, cruder.

Rustier zıt anlamlı kelimeler, Rustier kelime anlamı

Spread : Genişlik. Ara. Bulaşmak. Sürmek. Bölüştürmek. Kar oranı. Örtü. Bölmek. Meydan almak.

Urban : Şehir ile ilgili. Şehirde yaşayan veya bulunan. Şehirli. Şehir. Şehirde bulunan. Kentte bulunan. Kentsel. Kent ile ilgili. Şehirle ilgili. Şehre ait.