Buggered türkçesi Buggered nedir

  • Gebermiş.
  • İçine edilmiş.
  • Leşi çıkmış.
  • Harap olmuş.
  • Eskimiş.
  • Yorgun.
  • Tükenmiş.
  • Bok edilmiş.
  • Canı çıkmış.
  • Harcanmış.
  • Haşat olmuş.
  • Kırık.

Buggered ingilizcede ne demek, Buggered nerede nasıl kullanılır?

Bugger about : Aylak aylak dolanmak. Salakça davranmak. Gıcık etmek. Başıboş dolaşmak. Sürtmek.

Bugger all : Allahın belası. Aşağılık. Hiçbir şey.

Bugger around : Saçma davranışlarda bulunmak. Başa bela olmak. Salakça davranmak. Akılsızca davranmak. Başa iş açmak. Saçmalamak. Aptalca vakit geçirmek. Başa bela açmak. Başa dert almak.

Bugger it : Allah kahretsin.

Bugger off : Kaybol! (genellikle emredici bir şekilde ve kızgınlıkla kullanılan). Defolup gitmek. Basıp gitmek. Derhal git!. Yaylanmak. Siktir olup gitmek. Gitmek. Çekip gitmek. Defol git!. Hadi yoluna.

Bugger : Mahvetmek. Bozmak. Tip. Herif. Kulampara. Sinirlendirmek. Oğlancı. Oğlancılık etmek. Alçak herif. Öfkelendirmek.

Buggeries : Kulumparalık. Kulamparalık. Oğlancılık. Anal seks. Haylazlık. Oğlan seviciliği. Sodomi.

Silly bugger : Geri zekalı. İdiyot. Salak. Mal.

Debugger breakpoint : Hata ayıklayıcı bekleme sınırı. Hata ayıklama denetim noktası.

Buggering : Öfkelendirmek. Sinirlendirmek. Mahvetmek. Bozmak.

İngilizce Buggered Türkçe anlamı, Buggered eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Buggered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broken : Yıkılmış. Bozuk konuşma. Yarım kalmış. Bozulmuş. Uyulmamış. Taşlı. Bozuk yazı. Bozuk. İhlal edilmiş.

Fragment : Parça. Kısım. Kırılmış parça. Cüz. Fragman. Bir yapıtın, iyesine özgü özellikleri taşıyan bölümü. Yazılı bir yapıttan alınan bir bölüm. tümü değil de bir bölümü bize kalabilmiş yapıt. örn. büchner'in "woyzek". Tam olmayan parça. Bilgisayar, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Clifted : Çatlak.

Fragmenting : Kırılmış parça. Fragman. Kısım. Parçalanmak. Küçük parça. Cüz. Kırıntı. Tam olmayan parça. Bölüm.

Deviate : Sapmak. Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı. Ayrılmak. Ayrılık. Şaşırmak. Yoldan çıkmak. Şaşmak. Yoldan çıkarmak. Çelmek.

Botched : Acemice yapılmış. Becerememek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Rezil edilmiş. Baştan savma. Bozmak. Yamalamak. Suyuna tirit. Şişirme.

Destroyed : Yıkılmış. Telef olmuş. Kendinden geçmiş. İmha edilmiş. Tahrip edilmiş. Kafası kıyak. Tarafından yıkıldı. Berbat. Mahvolmuş.

All in : Yorgunluktan tükenmiş. Külçe gibi. Her şey dahil. Herşey dahil. Bitkin düşmüş. Turşu gibi. Bitkin. Çok yorgun.

Banged up : Mahvolmuş. Canına okunmuş.

Screwed up : Berbat edilmiş. Karman çorman. Yüzüne gözüne bulaştırılmış (argo terim). Siki tutmuş. Berbat durumda. Kafada düzülmüş. Altüst olmuş.

Buggered synonyms : fouled up, at an end, whacked, extinct, bad mark, alliin, copulate, up the spout, decrepit, dated, slummed, flawy, breakage, break, fatigued, fault, eroded, obsolescent, detrited, bushed, frayed, mate, zonked, wrecked, shattered, obsolete, drained, all out, couple, sodomise, burnt out, aweary, fracture.

 

Buggered zıt anlamlı kelimeler, Buggered kelime anlamı

Unsurprised : Şaşırmamış. Afallamamış. Hayret etmemiş.

Wireless : Telgraf veya telefon. Teli olmayan. Kablosuz. Radyo. Ünalgı. Telsiz telefona veya telgrafa ait. Telsiz. Radyoya ait. Telsiz telgraf. Telsiz telefon.