Söğendire nedir, Söğendire ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık.

Söğendire anlamı, kısaca tanımı

Söğe : Büyük kazık. Ocağın iç yanı, odunların dayandığı duvar. Alt çene: Söğe kemiği. Palavra. Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. [Bakınız: söve]. Gömleğin göğsü. (Yenikent Aksaray Niğde). Kürsi ayağının kol yerinden yukarıda olan parçası. Kapının üzerinde döndüğü, üst ve alt çerçevelere geçirilen mihver

Söğen : 1.Bağ, bahçe çitlerinde kullanılan uzun kazıklar. 2.Sopa, sırık, ince ağaç. Kalınca düz sopa, değnek, kazık.

Süpürme : Süpürmek işi.

Paçavra : Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput. Değersiz ve iğrenç şey veya kimse.

Fırın : İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet. Bu ocakta pişirilmiş. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

Sırık : Değnekten uzun ve kalınca ağaç.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

 

Paça : Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. Bu ayaktan yapılmış olan çorba. Kasaplık hayvanların ayağı.

Diğer dillerde Söbe pencere anlamı nedir?

İngilizce'de Söbe pencere ne demek ? : oval window