Süpürge nedir, Süpürge ne demek

"Süpürge" ile ilgili cümleler

  • "Hasta bakıcının elinden süpürgeyi kaparak ut gibi çalmaya başlamış." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Yabanıl mısır : Bizim mısırın içinden hep süpürge çıkmış.

Süpürge hakkında bilgiler

Süpürge, çoğunlukla süpürge otundan elde edilen çalılar ile yapılan, herhangi bir zemindeki istenmeyen maddeleri sürüklemek vasıtasıyla uzaklaştırmaya yarayan temizlik gereci. Günümüzde süpürmek amacıyla kullanılan elektrikli veya elektriksiz bazı diğer araç gereçler için de bu isim yaygın olarak kullanılır. Bu nedenle süpürge otundan yapılmış olan süpürgeler için, zaman zaman ot süpürge ismi kullanılır. Evlerde süpürge yerine yaygın olarak kullanılan ilk alet, gırgırdı.

Süpürge, süpürmek kökünden gelen Türkçe bir sözcüktür.

Esnaflar geçmişte "süpürgeciler hanı" denen hanlarda yoğunlaşan küçük dükkânlarda süpürge üretirlerdi. Tarladan toplanan süpürge telleri süpürge yapımına uygun uzunlukta kesilir. Tohumları ve yaprakları ayıklanıp demetler haline getirilerek üretici tarafından Borsada satışa çıkarılır. Üreticinin belirlediği fiyatlar üzerinden açık arttırma ile süpürge yapımcıları tarafından satın alınan süpürge telleri, yumuşak olması ve kükürtün kolay ıslanması için su ile ıslatılır. Islatılan teller küçük kapalı ve bir ocağı bulunan penceresiz bir odaya konarak kükürtle ağartılır. Ağartılan bu süpürge telleri "ayıklayıcı" diye anılan kişi tarafından bıçakla ayıklanır. Kalın, dolgun ve etli olanlar tepelik, ince ve cılız tellerde işlik olarak ayrılır. Kısa, kırık, koyu renkte düzgün olmayan teller ayıklanarak küçük el süpürgeleri ve top süpürge yapımında kullanılır. Teller "sarıcı" larca temizlenir. 4-9, ya da daha çoğu bir araya getirilip, yavru demetler yapılır. Bunların ikisi birleştirilir, pamuk ipliğiyle bağlanarak, süpürge taslağı oluşturulur.

 

Bağlayıcılarca bu taslağın sapına 4-5 tel yerleştirilerek, tepelik yapılır. "Ayakcak" denilen ayak mengenesinden yararlanılarak sap, üç ya da daha çok yerinden galvanize telle bağlanır. Süpürge taslağına "el mengenesi" (falaka) yardımıyla süpürge biçimi verilir. Tokmakla vurularak bu biçim pekiştirilir. Üç ya da daha çok yerinden çuvaldızla dikilir. Gelenek çevresinde, özellikle Edirne'de evlenme geleneklerinde önemli yer tutan ve sapına kabara denilen iri başlı özel bir çivi çakıldığında kullanan bayanın kız olduğunun göstergesi; evin kapısı dışına asıldığında ise burada evlenecek çağda kız bulunduğunu belirten simge olan ve aynalı şekliyle evlenen kızın çeyiz eşyaları arasında vazgeçilemez konumdaki süpürge, yukarıda sözü edilen işlemlerden sonra kullanıma sunulmak üzere satışa çıkarılır.

Süpürge ile ilgili Cümleler

  • Süpürgeyi dolaba koy.
  • O, çocuklarını eğitmek için saçını süpürge etti.
  • Lütfen faraşı süpürge dolabına koy.
  • Süpürgeyi bulamıyorum.
  • Jale saçını süpürge eden bir anne.
  • Yeni bir süpürge temiz süpürür.
  • Bu zemini süpürmek için, bir süpürge isteyin .
  • Bir süpürge ile yeri temizleyebilirim.
  • Süpürgeyi almaya gideceğim.
  • Burak arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.
 

Süpürge anlamı, tanımı:

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Elektrikli : Sinirli ve gergin bir duruma gelmiş olan. Elektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen.

Süpürge çalısı : Süpürge otu.

Süpürge darısı : Buğdaygillerden, sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan, darıya benzeyen bir bitki.

Süpürge otu : Fundagillerden, çiçekleri pembe, küçük bir çana benzeyen, işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen, kökünden ağızlık, dallarından kaba süpürge yapılan, çalı görünüşünde bir bitki, süpürge çalısı, funda, erika (Erica).

Cadısüpürgesi : Bu mantarın yol açtığı bitki hastalığı. Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar (Taphrina cerasi).

Çalı süpürgesi : Kurumuş bitki saplarından yapılmış olan bir süpürge türü.

Elektrikli süpürge : Elektrik enerjisi ile çalışan süpürge, elektrik süpürgesi, süpürge.

Elektrik süpürgesi : Elektrikli süpürge.

Kaldırım süpürgesi : Hayat kadını.

Tavan süpürgesi : Tavandaki örümcek ağlarını temizlemek için kullanılan uzun saplı süpürge.

Süpürgeci : Süpürge yapan veya satan kimse. Sokak süpürücüsü.

Süpürgecilik : Süpürge alıp satma veya sokak süpürme işi.

Süpürgelik : Yapıların içinde, duvarların döşemeyle birleştiği yerde tabandan 10-15 santimetre yüksek, dışarıya çıkıntılı ağaç, mermer veya mozaik kuşak. Süpürge yapmaya elverişli olan çalı, bitki vb.

Süpürme : Süpürmek işi.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Zemin : Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Temel, dayanak. Yeryüzü, dünya. Ortam. Taban, döşeme, yer.

İstenme : İstenmek işi.

Madde : Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.

Sürüklemek : Bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek. Kötü bir duruma, sona doğru götürmek. İstekli olmayan birini bir yere götürmek, getirmek. Akarsu alıp götürmek. Bir kimseyi, bir işi yapmaya zorlamak. İlgi uyandırarak bırakamayacak duruma getirmek, çok ilgilendirmek.

Vasıta : Aracılık. Araç. Aracı. Taşıt.

Süpürge : Süpürme işinde kullanılan araç. Elektrikli süpürge.

Süpürge çalmak : Süpürmek, süpürge ile süpürmek.

Süpürgeli : Yazma kenarına yapılan pul oya. (Yassı *Senirkent -Isparta)

Süpürgenotu : Süpürge yapılan bir çeşit ot.

Süpürgeotu : (botanik)

Diğer dillerde Süpürge anlamı nedir?

İngilizce'de Süpürge ne demek? : n. broom, whisk

Fransızca'da Süpürge : balai [le]

Almanca'da Süpürge : n. Ausfeger, Besen, Feger

Rusça'da Süpürge : n. метла (F), веник (M), швабра (F)