Sür nedir, Sür ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Belirti, im, iz : Ortalığa bayram sürü düştü.

Sür ile ilgili Cümleler

  • Bir sonraki kavşağa sür ve sola dön.
  • Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.
  • Daha dikkatli sür yoksa kaza yapacaksın.

Sür tanımı, anlamı

Sür git hal kuramı : Evrenin kararlı olduğu, özdeğin sürekli değiştiği ve öğelerin yıldızlarda oluştuğu varsayımını bildiren evrenbilim kuramı

Sür salmak : Saldırmak, hamle etmek, ileri atılmak.

Sür sil yöntemi : Asit emdirilmiş bir bez ya da süngeri, metal yüzeye sürerek ve sonra da su ile yüzeyi yıkayıp silme yoluyla uygulanan bir asitli temizleme yöntemi.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

Ortalı : Ortası olan.

Bayram : Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. Özel olarak kutlanan gün. Sevinç, neşe.

Düştü : Cenaze gömülürken kadınların tarlalardan topladıkları taşları ağlayarak bir kenara yığmaları.

Bayra : Balyoz. Araba tekerleğine geçirilen ve mazıda dönen delik demir.

Sürü : Evcil hayvanlar topluluğu. Bir insanın bakımı altındaki hayvanların tümü. Birlikte yaşayan hayvan topluluğu. Yönlendirilebilen insan topluluğu.

 

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

Beli : Evet.

İz : Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.

İm : İşaret. Alamet.

Diğer dillerde Süpürüm hızı anlamı nedir?

İngilizce'de Süpürüm hızı ne demek ? : sweep rate