Süvari nedir, Süvari ne demek

Süvari; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Süvari" ile ilgili cümle

  • "Bir sabah süvarilerimizin şehre girdiği işitildi." - P. Safa
  • "Gemi istim üstünde, kalkması yakın. Demir almak için süvari bekleniyordu." - Z. Selimoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Pantolona makine ile dikilen yama.

Yama

Pantolona dikilen büyük yama.

Süvari isminin anlamı, Süvari ne demek:

Erkek ismi olarak; Atlı. Gemi kaptanı.

Süvari hakkında bilgiler

Süvari, Eski Türkçede "Sü Eri", atlı askerdir. Geçmişte daha çok ani baskınlarda ve vurucu saldırılarda kullanılırdı.

Ateşli silahların gelişmesinden önce hedefe büyük bir hızla ulaşan süvari birliklerinin savaşa katılması çoğu kez savaşın akışını değiştirirdi. Bugün süvarilerin yerini tankların kullanıldığı zırhlı birlikler almıştır.

Süvari anlamı, tanımı:

Atlı : Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı). Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari.

Asker : Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Askerlik görevi veya ödevi. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Er.

Süvari alayı : Atlı askerlerden oluşan alay.

Süvari bölüğü : Altı askerlerden oluşan bölük.

 

Süvari polisi : Atlı polis.

Süvari sınıfı : Harekât ve manevra yeteneğini at üstünde gerçekleştiren, aynı zamanda piyade gibi de görev yapan askerî sınıf.

Süvarilik : Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça. Süvari olma durumu.

Ticaret : Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği. Bu etkinlikle ilgili bilim. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Ürün, mal vb. alım satımı.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Kaptanlık : Kaptanın mesleği ve rütbesi. Kaptan olma durumu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Geçmiş : Çürümeye yüz tutmuş. Arkada kalan hayat. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Geçme işini yapmış.

Baskın : Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Su basması, sel. Kısa süreli, beklenmedik saldırı. Ansızın çıkagelme.

Süvari kaptan : Osmanlı donanmasında kapudane, patrona ve riyaleden sonra gelen bir aşama.

Süvari vurdurmak : Pantolona eskimeden, makineyle yama yaptırmak. Pantolona büyük yama diktirmek.

Süvariler : Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Diğer dillerde Süvari anlamı nedir?

İngilizce'de Süvari ne demek? : n. cavalier, cavalry, cavalryman, chevalier, mounted troops, man-at-arms

Fransızca'da Süvari : commandant [le]

Almanca'da Süvari : n. Kavalier, Kavallerie, Kavallerist, Reiter, Reiterei

Rusça'da Süvari : n. всадник (M), конник (M), кавалерист (M), кавалерия (F), конница (F), капитан (M)

adj. кавалерийский