Sıçan nedir, Sıçan ne demek

Sıçan; bir hayvan bilimi terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

Fare

Sıçan hakkında bilgiler

[Bakınız: keme]

Sıçan ile ilgili Cümleler

  • Dağ sıçanı ölümsüzdür.
  • Sıçan bıyıkları iğrençtir.
  • Bir sıçan uzun, sivri dişleri ve uzun bir kuyruğu olan küçük bir hayvandır.
  • Bir milyon yaban sıçanı hatalı olamaz.
  • Ali caddeyi geçerken büyük bir sıçan gördü.
  • Sıçanlar veba taşırlar.
  • Dağ sıçanı onun gölgesini görecek mi?
  • Sıçanlardan nefret ediyorum.
  • Bugünün öğleden sonrası için yirmi sıçan karaciğeri aldığından emin ol.
  • Ali metroda bir sıçan gördü.

Sıçan anlamı, kısaca tanımı:

Sıçan deliği aramak : Saklanacak bir yer aramak.

Sıçan deliği bin akçe : "kaçıp saklanacak yer yok" anlamında kullanılan bir söz.

Sıçan deliğine paha biçilmez olmak : "güç bir durumda sığınacak bir yer bulmakta güçlük çekmek" anlamında kullanılan bir söz.

Sıçan düşse başı yarılır : "hiçbir şey yok" anlamında kullanılan bir söz.

Sıçana dönmek : Üstü başı çok ıslanmak.

Sıçandişi : Giysi veya başka bir şey kenarını kıvırıp yapılmış olan dikiş, antika.

Sıçan kırı : Sıçanın tüyünün rengi. Bu renkte olan.

 

Sıçankulağı : Farekulağı.

Sıçankuyruğu : Delikleri genişletmek için kullanılan konik ve uzun bir törpü türü.

Sıçanotu : Arsenik.

Sıçan yolu : Lağım yolu veya buna benzer yer altı yolu.

Kör sıçan : Köstebek.

Dağ sıçanı : Kemiriciler takımının sincapgiller familyasından, postu beğenilen bir tür memeli (Marmota marmota).

Fındık sıçanı : Fındık faresi.

Funda sıçanı : Şili ve Peru'da yaşayan, kemiriciler takımından bir tür memeli (Octadon degus).

Orman sıçanı : Ormanlık bölgede yaşayan bir tür sıçan (Mus sylvaticus).

Tarla sıçanı : Tarla faresi.

Toprak sıçanı : Sıçangiller familyasından, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, ekin tarlalarına zarar veren, küçük boylu bir tür sıçan.

Yer sıçanı : Köstebek.

Sıçan deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kabak bağlamış : "bir işi başaramayacak durumdayken bir iş daha yükleniyor" anlamında kullanılan bir söz. "kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış" anlamında kullanılan bir söz.

Sıçangiller : Omurgalı hayvanlardan, sıçanları ve sıçanımsıları içine alan geniş bir familya.

Sıçanımsılar : Bazı sınıflandırmalara göre, omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfının, kemiriciler takımının bir alt takımı.

Al ile aslan tutulur güç ile sıçan tutulmaz : "bir kimse zekâsını kullanarak kendisinden güçlü olan yaratığı yenebilir ancak gücünü kullanarak kendisinden daha güçsüz ama zeki olan bir yaratığın üstesinden gelemez" anlamında kullanılan bir söz.

Aslan kocayınca sıçan deliği gözetir : "güçlü olduğunda ağır ve büyük işler yapan, büyük kazançlar elde eden kimse, güçten düşünce pek küçük işlerle uğraşır, azla yetinir" anlamında kullanılan bir söz.

 

Dam yandı içindeki sıçan da yandı : "bu, büyük bir kayıp ancak eskiden yol açtığı rahatsızlık da sona erdi" anlamında kullanılan bir söz.

Kedi yavrusunu yerken sıçana benzetir : "kişi yolsuz olduğunu bildiği bir işi yaparken kendini mazur göstermek için bahane uydurur" anlamında kullanılan bir söz.

Kedinin usluluğu sıçan görünceye kadar : "atılgan kişilerin sessiz ve eylemsiz durmaları, onları çileden çıkaran bir durum baş gösterince sona erer" anlamında kullanılan bir söz.

Fare : Düz bir yüzey üzerinde yuvarlanan bir top aracılığıyla imlecin hareketini sağlayan elektronik araç. Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus).

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Kemirgen : Kesici dişleri çok iyi gelişmiş olan (hayvan).

Meme : Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niceliği az olan.

Hırsız : Başkasının malını çalan kimse, uğru. Oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne.

Sıçan akarı : Sıcak ve ılıman ülke sıçanlarından kan emmekle birlikte, insanlara da saldırarak, kaşıntılı deri yangıları doğurabilen, bir milimetreden küçük, örümceğimsi eklembacaklı. (Ankara'da görülmüştür.) ailesinde bulunan akarlar, Liponyssus, Ornithonyssus.

Sıçan akarı dermatitisi : Ornithonyssus bacoti’nin neden olduğu deri yangısı.

Sıçan başlı iskorpit : (zooloji)

Sıçan biti : Sıçanların sırtında yaşayan ve tifüs etkenlerini bulaştırabilen sokucu bit.

Sıçan cüzzamı : Sıçanlarda Mycobacterium lepraemuriun’un neden olduğu, deri ve yüzeysel lenf yumrularının granülomlu yangısıyla belirgin deri hastalığı.

Sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış : “kendisi sığıntı durumundayken yanına bir kişi daha almış” anlamında kullanılan bir söz; “bir işi başaramayacak durumdayken bir iş daha yükleniyor” anlamında kullanılan bir söz.

Sıçan dikeni : Bir çeşit dikenli bitki, cardinis, acenthoides.

Sıçan fiği : (botanik)

Sıçan ısırığı ateşi : İnsanlarda, kedilerde ve köpeklerde sıçanların ısırığıyla bulaşan klinik olarak birbirine benzeyen, etiyolojik olarak birbirinden ayrı iki farklı hastalık tablosu. Streptobacillus moniliformis tarafından, ısırılmayı takiben, yaranın iyileşmesinden, yaklaşık bir hafta sonra biçimlenir. Yara bölgesinde şiddetli hiperemi, kusma, ateş, ayak ve parmak eklemlerinde yangı belli başlı bulgulardır. Spirillium minus tarafından oluşturulur. On günlük bir kuluçka süresinden sonra, yara yerindeki yangı ve tekrarlayan bir ateş vardır.

Sıçan kancalı kurdu : Ratlarda parazitlenen nematod türü, Nippostrongylus muris.

Diğer dillerde Sıçan anlamı nedir?

İngilizce'de Sıçan ne demek? : n. rat, mouse

Fransızca'da Sıçan : rat [le], souris [le]

Almanca'da Sıçan : n. Maus

Rusça'da Sıçan : n. мышь (F), крыса (F)

adj. мышиный, крысиный