Sığın nedir, Sığın ne demek

Sığın; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Alageyik

Yerel Türkçe anlamı:

Şehit düşülen yer.

Kuş sürüsü.

Saldırı karşısında sinmiş (kimse).

Çok, bol.

1.Bir çeşit geyik, karaca. 2.Evcilleşmemiş sığır.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: alageyik]

Diğer sözlük anlamları:

Yabanî geyik ve sığır.

Sığın isminin anlamı, Sığın ne demek:

Erkek ismi olarak; Bir tür geyik, karaca. Kuş sürüsü. Şehit düşülen yer. Çok, bol. Saldırı karşısında sinmiş kimse.

Sığın hakkında bilgiler

Sığın, sığın geyiği, taçboynuzlu geyik ya da mus (Alces alces), geyikgiller (Cervidae) familyasının ve karacagiller (Capreolinae) alt familyasının monotipik Alces cinsinden, Kuzey Avrasya ile Kuzey Amerika'da yaşayan, kürek boynuzlu ve boynu sakallı, yarı sucul iri bir geyik türü. Yaşayan geyik türleri içinde en iri olanıdır. Diğer geyik türlerinin aksine yalnızcıl bir hayvandır ve sürü oluşturmazlar. Hantal ve yavaş olsa da ürktüğünde ya da kızdırıldığında şaşırtıcı biçimde hızlı ve saldırgan olabilmeleriyle ünlüdür. Sonbaharda, Eylül ve Ekim aylarındaki çiftleşme döneminde erkekler arasında sık sık kavga çıkar. Gündüzleri beslenen sığınların ana düşmanları kurt, ayı ve insandır.

En fazla sığın barındıran ülkeler içinde ilk sırayı Kanada (500 000 ~ 1 000 000) alır ve onu sırasıyla Rusya (700 000 ?), İsveç (300 000 ~ 400 000 ), Norveç (120 000), Finlandiya (115 000) izler.

 

19. yüzyıl ortalarına kadar Kafkasya'da oldukça yaygın olan ve Türkiye'de de görülen Alces alces caucasicus (Kafkas sığını) alt türünün popülasyonu bu tarihten sonra aşırı avlanma ve yaşam alanlarının yok olması yüzünden azalmaya başlamış ve nihayet iki asır önce 1810 yılında soyu tamamen tükenmiştir.

Türkçede ala sığın adı alageyik (Dama dama) için kullanılır. Türkçe yazılı kaynaklarda yalın olarak sığın adı alageyik anlamında da geçmektedir. Alageyik (Dama dama) Anadolu-İran kökenli olup Orta Asya'da bulunmaz. Türk Dil Kurumunun eski Osmanlıca yazılı kaynaklardan tarama yoluyla toparladığı Tarama Sözlüğünde ṣıġın / sıġın (ya da ṣıġın geyik, ṣıġın geyigi) kelimesi "yabani geyik ve sığır" olarak tanımlanmıştır. XVIII yüzyıl Osmanlı Coğrafya yazarı Uluslu İbrahim Hamdi Efendinin el yazmasındaki sığın geyiği adı çevirmeni tarafından günümüz Türkçesine Cervus elaphus olarak çevrilmiş. Azericede hem sığın hem de sığır biçimi geçer. Kırım Tatarcasında sığın / сығын kelimesi geyik anlamındadır.

Sığın ile ilgili Cümleler

  • Türkiye, dünyanın en çok sığınmacı nüfusuna sahip.
  • Dünyanın en çok sığınmacı nüfusu Türkiye'de.
  • Şansölye Merkel tüm Suriyeli göçmenlerin Almanya'ya gelip sığınma başvurusunda bulunmasına izin verileceğini söyledi.
  • Sığınacak yer ara.
  • Sığınma için acil bir ihtiyaç vardır.
  • Almanya bu yıl yaklaşık bir buçuk milyon sığınmacı bekliyor.
  • Herkesin gidebileceği bir evi, sığınabileceği bir yuvası var. Benim evim çöllerdir, yurdum çorak topraklar. Kuzey rüzgarı ışığım, yağmurda bir tek paklanırım.
  • Ali sığınma talep etti.
  • Evsiz, serin sağanaktan korunmak için sığınak aradı.
  • Sığınma için başvurabilir miyim?
 

Sığın kısaca anlamı, tanımı:

Alageyik : Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).

Sığınak : Kötülüklerden koruyan, sığınılan kimse veya şey. Özellikle hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer. Yağmur, güneş veya çeşitli tehlikelerden korunmak için sığınılacak yer, melce.

Sığınık : Sığınmacı.

Sığınılma : Sığınılmak işi.

Sığınılmak : Sığınma işi yapılmak.

Sığınış : Sığınma işi.

Sığınma : Sığınmak işi, iltica. Yarış sırasında, rüzgârın etkisinden korunmak için başka bir yarışçının arkasına sinme.

Sığınma cebi : Kara yollarında araçların durmasına, beklemesine ayrılmış, yolun sağ tarafında yer alan bölüm, alan.

Sığınma hakkı : Genellikle bir cezai kovuşturma ve mahkûmiyetten kurtulmak amacıyla yabancı bir ülkeye kaçma veya yabancı ülkedeyken geri verilmemeyi isteme, iltica hakkı.

Sığınmacı : Yabancı bir ülkede iltica etmeden önce belirli bir süre kalan kimse. Başka bir ülkeye veya yere sığınmış olan kişi, sığınık, mülteci.

Sığınmacılık : Sığınmacı olma durumu.

Sığınmaevi : Korunmaya muhtaç kişilerin barındırıldıkları yer.

Sığınmak : Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek, iltica etmek. Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak. Güvenmek, yardım istemek veya ummak. Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek.

Sığıntı : Bulunduğu yerde kalması istenmeyen, varlığı gereksiz görülen kimse.

Adaletine sığınmak : Birinden anlayış, hoşgörü, yakınlık beklemek.

Affınıza sığınarak : "hoşgörünüze güvenerek" anlamında kullanılan bir nezaket sözü.

Gölgesine sığınmak : Birinin emri altına girmek.

Koltuğunun altına sığınmak : Birinin koruyuculuğuna sığınmak.

Geyik : Karısının veya bir kadın yakınının ihanetine uğramış erkek. Geyikgillerden, erkeklerinin başında uzun ve çatallı boynuzları olan memeli hayvan (Cervus elaphus).

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Karaca : Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, ahu, ceylan (Capreolus). Rengi karaya yakın olan, esmer. Üst kol.

Cins : Garip, tuhaf. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Tür, çeşit. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan.

Kuzey : Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer. Yıldız. Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı.

Amerika : Dünya üzerinde yer alan bir kıta.

Kürek : Küçük deniz teknelerini yürütmeye yarayan, bir ucu yassı, uzun ağaç. Kürek cezası. Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç.

Sığın geyiği : Evcilleşmemiş sığır. [Bakınız: sığın]

Sığınabilme : Sığınabilmek işi.

Sığınabilmek : Sığınma imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Buraya dikilen fidancıkların gölgeleri, sığınabilecek kadar geniş değildi.”" M. Ş. Esendal.

Sığınanlar eğitimi : Baskı altında ülke değiştirenlerin, sığındıkları yeni ülkeye uymalarını sağlamak için yapılan eğitim.

Sığınaşmak : Sığmaya çalışmak, sığışmak.

Sığınca : Sığınacak yer, melce, penah.

Sığıncı : Sığınan kimse, sığıntı.

Sığınç : 1.Sığınan kimse, sığıntı. 2.Uşak. Ağırlık, yük : Kimsenize sığınç olmak istemem.

Sığınık zamirler : A. —Özne rolü oynamak üzere haberlere ve fiillere takılan özne zamirleri: Haber zamirleri ( Nisbî zamirler ) :- im, -sin, ( dir ), - iz, - siniz, ( dirler ). Fiile zamirleri ( Fiili zamirler ): -irn,-sin, ( . ),-iz ( -lim ) -siniz, -ler; ve -m,-n,( . ), -İk, -in - iniz, - ler. B. — İye zamirleri. Bu kelimeye bk. C. — İyeli zamir ( Bu kelimeye bk. ).

Sığınıverme : Sığınıvermek işi.

Diğer dillerde Sığın anlamı nedir?

İngilizce'de Sığın ne demek? : [sığmak] v. squeeze

v. take refuge in, take shelter in, refuge, harbor, harbour [Brit.], nestle, defect, take sanctuary, take to, turn to

n. alternative, choice, swell

Fransızca'da Sığın : daim [le]

Almanca'da Sığın : n. Damhirsch