Sağanlar nedir, Sağanlar ne demek

Sağanlar; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımının bir alt takımı

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. kypselos: sağan; pous: ayak; forma: şekil) Kuşlar (Aves) sınıfının, Gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, kanatları uzun, ayakları sıçramaya ve tutunmaya elverişli, sağangiller (Cypselidae, Apodidae), kolibrigiller (Trochilidae) familyalarını içine alan alt takım.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Cypseli), (Yun. kypselos = sağan): Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının gök-kuzgunumsular (Coraciiformes) takımının bir alt-takımı. Kanatları uzundur. Ayakları sıçramaya ve tutunmaya elverişlidir. Sağangiller (Cypselidae), kolibrigiller (Trochilidae) familyalarını içine alır.

İngilizce'de Sağanlar ne demek? Sağanlar ingilizcesi nedir?:

swifts

Almanca'da Sağanlar ne demek?:

seglervögel

Sağanlar hakkında bilgiler

Ebabiller ya da Sağanlar (Latince: Apodiformes, Cypseli), kuşlar (Aves) sınıfının karinalılar (Carinatae) bölümünün gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımına ait bir alt takımdır.

Kanatları uzundur ve sivridir. Ayakları sıçramaya ve tutunmaya elverişlidir. Genel görünüşleriyle kırlangıçlara benzeyen kuşlardır. Çok hızlı uçarlar. Çobanaldatanlarla akraba oldukları sanılmaktadır. Kutuplar ve bazı okyanus adaları dışında tüm dünyada yayılış gösterirler. Böceklerle beslenirler.

 

Sağanlar anlamı, tanımı:

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Sınıf : Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri.

Gökkuzgunumsular : Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.

Takım : Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Takım elbise. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Sigara ağızlığı.

 

Omurga : Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Karinalılar : Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının hemen bütün kuşları içine alan büyük bir bölümü.

Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Kanat : Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Angıç. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Yan, taraf.

Sivri : Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Palamut. Ucu keskin ve batıcı olan. Ucuna doğru gittikçe incelen.

Ayak : Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Göl ayağı. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Basamak. Halk edebiyatında uyak. Bacak. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut.

Sağanlar-çobanaldatanlar : (Cypselomorpha), (Yun. kypselos = sağan, Yun.morphe = biçim): Bazı sınıflardırmalara göre sağanlar (Cypseli) ve çobanaldatanlar (Caprimulgi) alt-takımlarını birlikte içine alan bir alt-takımı