Safety fuse türkçesi Safety fuse nedir

  • Güvenlik tapası.
  • Emniyet fünyesi.
  • Emniyet tapası.
  • Emniyet tıpası.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Sigorta.
  • Güvenlik fitili.
  • Emniyet fitili.
  • Güvenlik sigortası.
  • Kurşun sigorta.

Safety fuse ingilizcede ne demek, Safety fuse nerede nasıl kullanılır?

Safety : Güven. Güvenlik. Emniyet. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Korkusuzluk. Selamet. Safeti. Koruyucu. Asayiş.

Fuse : Patlataç. Eritmek. Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. Yanmak. Ergimek. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tapalamak. Erimek. Bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve çevrimden aşırı akım geçtiğinde, kavrularak çevrimi kesen düşük erime sıcaklıklı iletken parçasını taşıyan gereç. Tapa koymak.

Reactor safety fuse : Bir reaktörde oluşabilecek ani sıcaklık ya da akı artışı sırasında, tepkime hızını güvenlik sınırı düzeyine indirmeye yarayan donanım. Reaktör güvenlik sigortası.

Safety actuator : Güvenlik mekanizması. Kumanda sisteminin doğrudan güvenlik işlemini yönlendiren birimi.

Safety alarm : Güvenlik uyarısı.

Safety angle : Emniyet açısı. Atış esnasında atıcı veya kenarda duranların zarar görmemesini sağlayan silah açısı.

 

İngilizce Safety fuse Türkçe anlamı, Safety fuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Safety fuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lead fuse : Kurşunlu sigorta.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Safety net : Yüksekte çalışan cambazların gösterilerini yaptıkları yerin altına gerilen koruyucu ağ. Sosyal güvenlik programları. Emniyet ağı. Emniyet ağı (sirk vb.). Ağ. Emniyet filesi. Güvenlik ağı.

Insurable : Sigortaya tabi. Sigorta edilebilir. Sigortalanabilir.

Insurance : Doğal afet, kaza, yangın, hırsızlık, ölüm, kuraklık gibi riskler yüzünden gelecekte ortaya çıkabilecek kayıpları karşılamak amacıyla belli bir prim karşılığında satın alınan güvence. krş. yaşam sigortası, yaşlılık sigortası, işsizlik sigortası, deniz sigortası. Sigorta primi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Her tür kaza, dokunca, kırılıp dökülme ve benzeri olaylarla ilgili kurum ya da kişinin kayıpları karşılanılmak üzere bunlara dokuncaları karşılığı yapılacak ödemeler. Sağlık sigortası. Binden sigorta poliçesinin yerine geçen nota. Sigorta taksiti. Sigortalama. Sigorta etme.

Assurances : Söz. İtikat. Kendine güvenme. İtimat. Kendinden eminlik. Temin. Güven. Teminat. Güvence.

Circuit breaker : Devre anahtarı. Akım anahtarı. Otomatik sigorta. Elektrik akımını açan ve çok yük bindiğinde, içindeki telin erimesiyle çevrimi kapatan düzen. Olağan ya da olağandışı koşullarda bir çevrimi kesen akımmıknatıssal aygıt. Disjonktör. Devre kesici anahtar. Akım kesici. Şalter. Korunç.

 

Activated carbon : Etkin karbon. Aktif kömür. Aktive edilmiş karbon. Etkinleştirilmiş karbon. Etkin kömür. Emici kömür. Aktif karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi.

Actinolite : Işıntaşı. Aktinolit.

Safety fuse synonyms : acid rock, additional flotation, acetylene lamp, abandon, acid treatment, advancing longwall, additional support, acid proof, advance heading, insurances, acidization, advance per shift, adit, assurance, fuse.