Sails türkçesi Sails nedir

Sails ile ilgili cümleler

English: All the sails were taken down.
Turkish: Bütün yelkenler indirildi.

English: I can't change the direction of the wind, but I can adjust my sails to always reach my destination.
Turkish: Rüzgarın yönünü değiştiremem ama gidilecek yere ulaşmak için her zaman yelkenlerimi ayarlayabilirim.

English: Your ship sails at a quarter past four.
Turkish: Senin gemin dördü çeyrek geçe denize açılır.

English: The sails fluttered in the wind.
Turkish: Örtüler rüzgarda dalgalanıyordu.

English: The ship sails for Honolulu tomorrow.
Turkish: Gemi yarın Honolulu'ya denize açılacak.

Sails ingilizcede ne demek, Sails nerede nasıl kullanılır?

After sails : Kıç yelkenler.

Back the sails : Yelkenleri faça etmek. Yelkenleri faca etmek.

Clap on sails : Tüm yelkenleri açmak. Yelkenleri açarak hızlanmak.

Aftersails : Kıç direk yelkenleri.

Assails : Dil uzatmak. Saldırmak. Kınamak. Hücum etmek.

Sail against the wind : Denizde rüzgara karşı gitmek. Akıntıya karşı gitmek. Bir tekneyi rüzgarın estiği istikametin tersine yüzdürmek. Rüzgara karşı yelken açmak.

Foresails : Trinketa. Tirinket yelkeni. Pruva yelkeni. Velestralya yelkeni. Trinketa yelkeni. Tirinket. Ön yelken.

 

Sail close to the wind : Orsasına seyretmek. Kendini tehlikeye atmak. Riskli işler yapmak. Tehlikeyi göze almak. Rüzgar istikametinde gitmek. Tehlikeli sularda yüzmek. Risk almak. Rüzgara yakın gitmek.

Sail away : Uzaklara yelken açmak.

Wassails : Şerefe içme. Noelde içilen baharatlı içki. İçki alemi.

İngilizce Sails Türkçe anlamı, Sails eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soars : Fırlamak. Ötesine gitmek. Göz dikmek. Süzülmek. Tırmanmak. Artmak. Gözü yükseklerde olmak. Hızla uçmak. Yüksekten uçmak.

Flew : Atılmak. Kaçmak. Firar etmek. Savrulmak. Uçuşmak. Dalgalanmak. Havalanmak. Saçılmak.

Flight : Akış. Uçuş. Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Böcek sürüsü. Firar. Atlama yapan vücudun, ilk sıçramadan konmaya değin havada aldığı yol. Kaçış. Kuş sürüsü. Geri çekilme. Kaçma.

Buoys : Su üzerinde tutmak. Şamandıra ile işaret koymak. Desteklemek.

Sweep : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dönemeç. Süpürmek. Sert esmek. Sürüklemek. Hızla ilerlemek. Baca temizleyicisi. Kıvrım. Hızla ve gururla ilerlemek. Sürükleme.

Flighting : Böcek sürüsü. Basamak. Sürü. Yağmur (kurşun, ok vb). Kaçma. Uçuş. Kuş sürüsü. Uçakla seyahat. Akış.

Buoying : Şamandıralama. Desteklemek. Su üzerinde tutmak. Şamandıra ile işaret koymak.

Buoyed : Şamandıra ile işaret koymak. Desteklemek. Su üzerinde tutmak.

Striking off : Çıkarmak. Listeden çıkarmak. Basmak. Silmek. Baskı. Kesip koparmak.

Flown : Atılmak. Uçan. Dalgalanmak. Saçılmak. Uçakla gitmek. Üzerinden atlamak. Savrulmak. Firar etmek.

 

Sails synonyms : sail, go to sea, evaporates, evanish, float, soar, swims, debouching, flighted, floats, put off, set sail, swum, swam, buoy up, evaporate, brush, flit, blow away, shove off, travel, soared, blow, let fly, fly, debouch, blew, the swim, debouches, floated, put away, sailed, swim.

Sails zıt anlamlı kelimeler, Sails kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak.