Salaş nedir, Salaş ne demek

  • Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân.
  • Uyumsuz, derme çatma, kötü görünen
  • Tahtadan yapılmış (baraka).

"Salaş" ile ilgili cümle

  • "Kenar mahalleleri gezerken birtakım salaş barakalar göreceksiniz." - R. N. Güntekin
  • "Bir ara karşıdaki salaş birahanenin penceresine göz atıyorum." - A. Ümit
  • "Bizim salaş bütün ömrünce kaç defa süpürülmüş, kaç defa yıkanmış?" - A. Gündüz

Yerel Türkçe anlamı:

1.Dört direkle kurularak üstü saz ya da yaprakla örtülmüş gölgelik yer, çardak. 2.Tahta ve ağaç dallarından yapılmış olan kulübe, ilkel ev. 3.Kayıkları korumak için yapılmış olan üstü yaprakla örtülü yer.

Çardak, gölgelik

Salaş kısaca anlamı, tanımı:

Salaşpur : Seyrek dokunmuş, astarlık ince bez.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Satmak : Kendinde olmayan bir şeyi var gibi göstermek, taslamak. Bir çıkar karşılığında bir şeyi gözden çıkarmak, feda etmek. Bir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek. Bir kimse, kendini veya başkasını olduğundan daha önemli, yetkili ve değerli göstermek. Bir yolunu bularak birinden ayrılmak.

 

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Derme : Dermek işi. Aynı türden bir araya getirilmiş şeylerin hepsi, koleksiyon.

Çatma : Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Bir tür döşemelik kumaş. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Çatmak işi. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı.

Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası.

Uyumsuz : Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), asenkron. Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız.

Kötü : Korku, endişe veren. Zararlı, tehlikeli. Aşırı, çok. Kaba ve kırıcı. İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.

Diğer dillerde Salaş anlamı nedir?

İngilizce'de Salaş ne demek? : [Salas] adj. down at heels, out at heels

Rusça'da Salaş : n. палатка (F), шалаш (M)