Saldırganlık nedir, Saldırganlık ne demek

  • Saldırgan olma durumu
  • Saldırgan bir biçimde davranma.
  • Bireyin kendi düşünce ve davranışlarını dıştaki direnmelere karşı, zorla karşısındakine benimsetme çabası.

"Saldırganlık" ile ilgili cümleler

  • "Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi." - R. E. Ünaydın

Bilimsel terim anlamı:

Bireyin kendi düşünce ya da davranışlarını, dıştaki direnmelere karşın zorla karşısındakilere benimsetme çabası.

İngilizce'de Saldırganlık ne demek? Saldırganlık ingilizcesi nedir?:

aggressiveness

Saldırganlık anlamı, tanımı:

Saldırgan : Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan), agresif, mütecaviz.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

 

Davranma : Davranmak işi.

Birey : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık.

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Direnme : Direnmek işi.

Olma : Olmak işi.

Bir : Aynı, benzer. Beraber. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece.

Saldırganlık ile ilgili Cümleler

  • Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?
  • Babasının saldırganlıklarından hiçbirine sahip değil.

Diğer dillerde Saldırganlık anlamı nedir?

İngilizce'de Saldırganlık ne demek? : n. aggression, offensiveness, militancy

Fransızca'da Saldırganlık : agressivité [la]

Almanca'da Saldırganlık : n. Tätlichkeit

Rusça'da Saldırganlık : n. агрессивность (F), агрессия (F)