Sallyport türkçesi Sallyport nedir

  • Hapishanede güvenli bölge.
  • Cezaevinde mahkumların giremediği ve diğer cezaevi bölümlerine geçişi olan kısım.

Sallyport ingilizcede ne demek, Sallyport nerede nasıl kullanılır?

Sally forth : Atılmak. Gezmeye çıkmak. Dışarıya fırlamak. Dışarıya çıkmak. Çıkmak.

Sally lunn : Küçük tatlı çörek.

Sally out : Çıkış hareketi yapmak. Gezmeye çıkmak. Birden önüne çıkmak. Dışarıya fırlamak. Dışarıya çıkmak. Çıkmak. Birden ortaya çıkmak. Pat diye önüne çıkmak. Saldırmak (dışarıya).

Sally port : Hapishanede güvenli bölge. Çıkış kapısı. Cezaevinde mahkumların giremediği ve diğer cezaevi bölümlerine geçişi olan kısım. Savunan tarafın kendisinden çıkarak yarma harekatı düzenleyebileceği sur kapısı.

Aunt sally : Herkesin eleştirisine maruz kalan kişi. Herkesin eleştirisine uğrayan kişi. Kadın biçimindeki kukla dövülerek oynanan oyun. Eleştirilerin hedefindeki kişi. Şamar oğlanı.

Sallying : Nükteli söz. Ani hareket veya hamle. Hücuma geçmek. Kuşatma sırasında askerin hücuma geçmesi. Dışarı fırlamak. Espri. Geziye çıkmak. Kadın ismi. Gezinti. Nükte.

Sally : Çıkış hareketi. Espri. Dışarıya hücum. Çemberi yarma. Dolaşma. Kuşatma sırasında askerin hücuma geçmesi. Gezme. Hücuma geçmek. Saldırı. Nükteli söz.

 

Dorsally : Sırta yönelik. Sırta yakın. Arkaya doğru. Sırtla ilgili olarak. Geriye doğru. Sırta doğru.

Colossally : İri yarı bir şekilde. Aşırı derecede. Muazzam bir şekilde. Müthiş bir biçimde. Olağanüstü bir şekilde. Devasa bir şekilde.

Nasally : Genizden gelen sesle. Burundan. Genizden.

İngilizce Sallyport Türkçe anlamı, Sallyport eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sallyport ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Start : İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması. Başlama. Başlatmak. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır.

Appear : Bulunmak. Boy göstermek. Ortaya çıkmak. Gelmek. İzlenimini vermek. Gözükmek. Anlaşılmak. Var olmak. Görünmek.

Set forth : Yola koyulmak. Açıklamak. İleri gelmek. İzah etmek. Öne sürmek. İfade etmek. Öngörmek. Ortaya koymak. Meydana koymak. Bildirmek.

Start out : Girişmek. -mek niyetinde olmak. Yola koyulmak. Yolculuğa çıkmak. Yola çıkmak. Koyulmak.

Set off : Bir şeyin güzelliğini ortaya çıkarmak. Başlatmak. Sayışımlama. Karşı dava açmak. Girişmek. Ayrı koymak. Güzel göstermek. Yola revan olmak. Patlatmak.

Burst forth : Pat diye önüne çıkmak. Birden ortaya çıkmak. Açılmak. Birden önüne çıkmak.

Take off : İnmek. Çıkarmak. Ameliyatla almak. Kaldırmak. Yola çıkmak. Sıçramak. Taklidini yapmak. Çıkartmak. Götürmek. İndirmek.

Set out : Ekmek. Dikmek. Göstermek. Düzenlemek. Hareket etmek. Başlamak. Yola çıkmak. Koyulmak. Dizmek. Gözler önüne sermek.

Part : Bölüm. Rol. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Görev. Kısmi. Taraf. Kısım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yan. Elden çıkarmak.

 

Sally port : Çıkış kapısı. Savunan tarafın kendisinden çıkarak yarma harekatı düzenleyebileceği sur kapısı.

Sallyport synonyms : rush out, leap out, sally forth, depart.

Sallyport zıt anlamlı kelimeler, Sallyport kelime anlamı

Disappear : Yitmek. Görünmez olmak. Ortadan kalkmak. Ortalıktan kaybolmak. Gözden kaybolmak. Ortadan kaybolmak. Aniden kaybolmak. Yok olmak. Uçmak.