Salmine türkçesi Salmine nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Salmin.
  • Alabalık spermlerinden izole edilen 32 amino asitten oluşmuş bir protamin.

Salmine ingilizcede ne demek, Salmine nerede nasıl kullanılır?

Nanophytus salmincola : Köpek, kedi, vizon ve diğer balık yiyen memeli hayvanların ince bağırsağında bulunan, ilk arakonağı sümüklüler, ikinci arakonağı ise balıklar olan bir trematod parazit. köpeklerde salmon hastalığına yol açan neorickeitsia helminthoeca'nın da vektörüdür. Nanophytus salmincola.

Psalming : Mezmur. Zebur. İlahi.

Salmi : Şarapla pişirilmiş av kuşu.

Salmis : Şarapla pişirilmiş av kuşu.

Psalmist : Davut peygamber. Zebur yazarı.

Salmon : Somon (zooloji terimi). Alabalık. Somon rengi. Somon balığı. Somon. Sarımsı pembe. Som balığı. Som. Sombalığı.

Salmo irideus : Çelik baş alabalık.

Salmo lacustris : Göl alası.

Salmon colored : Açık pembe renkte olan. Somon renginde olan.

Salmagundis : Et. Karışık derleme. Ançuez ve yumurtali bir yemek. Çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan salata.

İngilizce Salmine Türkçe anlamı, Salmine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Salmine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Pilchard : Büyük boy sardalye balığı. Salak. Büyük sardalye. Mal. Ateşbalığı. Aptal. Sardalye. Sardalya.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı.

Saline solution : Tuz solusyonu. Tuz solüsyonu. Tuz çözeltisi. Çözünmüş tuz içeren sıvı. Tuzlu sıvı.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Saltwater fish : Denizde yaşayan balıklar. Deniz balığı. Tuzlu su balığı.

Salmine synonyms : isotonic solution, isosmotic solution, abo blood groups system, abacus bodies, abiotic environment, aardvark, abambulacral area, abductor muscle, a protein, aardwolf, abramis zone.

Salmine zıt anlamlı kelimeler, Salmine kelime anlamı

Hard : Kalpsiz. Kireçli. Zor. Dayanıklı. Anlaşılmaz. Nasırlı. Zahmetli. Sıkı. Ekşi. Ekşimiş.

Fresh : Acemi. Günlük. Zinde. Küstah. Serin. Giyilmemiş. Arsız. Körpe. Taze. Dinç.