Salons türkçesi Salons nedir
- Dükkan.
- Kültür toplantısı.
- Eskiden yazarlar ve düşünürler tarafından yapılan toplantı.
- Misafir odası.
- Galeri.
- Salon.
- Sergi salonu.
Salons ile ilgili cümleler
English: There are three beauty salons on this street.
Turkish: Bu caddede üç tane güzellik salonu var.
English: In this city, there are three beauty salons.
Turkish: Bu kentte üç tane güzellik salonu var.
Salons ingilizcede ne demek, Salons nerede nasıl kullanılır?
Beauty salon : Güzellik merkezi. Güzellik salonu.
Hairdresser salon : Kuaför salonu.
Hairdressing salon : Kuaför salonu. Kuaför.
Salon : Kültür toplantısı. Salon. Dükkan. Misafir odası. Eskiden yazarlar ve düşünürler tarafından yapılan toplantı. Galeri. Sergi salonu.
Salonika : Kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri. Selanik. Thessalonica. (selanik) kuzeydoğu yunanistan'da ege denizi'nin bir körfezinde bulunan liman.
Thessalonians : Havari paul tarafından selanik hristiynları için yazılan yeni ahit'in iki kitabından biri. Selanikli. Selanik'e ait.
Salome : Dansı ile kendisini yahya peygamber'e vermesi konusunda herod'u ikna eden kadın. Bir bayan ismi. Kadın ismi. Arizona eyaletinde şehir.
Saloon : Sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı araba. Lüks salon. Büyük salon. Büyük araba. Salon. Dükkan. Bar. Salon (yolcu gemisinde). Binek arabası (körüksüz). Salon bar.
Thessalonian : Selanikli. Selanik'e ait.
Thessalonike : Selanik.
İngilizce Salons Türkçe anlamı, Salons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Salons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Second balcony : İkinci asma kat. Roma tiyatrosunda yüksek ve uzun takma saç. tiyatro yapılarında ikinci asma kat. İkinci balkon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birden çok asma katlı seyir yerleri olan tiyatrolarda ikinci asma kat. Bazı büyük sinemalarda, alttan ilk balkonun üzerindeki balkon.
Auditorium : Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri. Konser salonu. Dinleme salonu. Dinleti salonu. Oditoryum. Konferans salonu. Seyircilerin bulunduğu kapalı ya da açık alan. Seslendirme, sonradan seslendirme, sözlendirme, vb. çalışmaların yapıldığı, ses geçirmez, sesdağılımı düzgün salon. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Seyir yeri.
Show room : İçerisinde malların satış için sergilendiği oda. Sergi sarayı. Teşhir salonu. Örnek ürünlerin gösterildiği oda.
Unsocial : Girgin olmayan. Topluma karşı. Toplumsal ilişkileri engelleyen. Sosyal olmayan. Çekingen. Merdümgiriz. Asosyal. İnsanlardan uzak duran. Sokulgan olmayan.
Store : Ardiyeye koymak. Kumanya. Koruncak. Saklamak. Akılda tutmak. Biriktirmek. İçermek. Ambar. Depo etmek. Stok.
Parlour : Küçük salon. Görüşme salonu. Tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan veya işyeri. Oturma odası.
Parlors : Oturma odası.
Heading : Ana fikir. İlerleme galerisi. (yazılarda) başlık. Yeraltı geçidi. Başlık (yazıda). Rota. Bilgisayar, gümrük, madencilik alanlarında kullanılır. Baş. Başı çekme. Başlık.
Unaccompanied : Refakatsiz. Tek başına. Yalnız. Eşlik edilmeyen. Yanında kimse olmayan.
Salons synonyms : salon, adits, chalone, showroom, hippodrome, galleries, exhibition hall, shop, workplace, shoppes, shebangs, chalones, art gallery, emporium, reception room, saloons, porticos, culvert, shebang, halls, workshops, saloon, roadways, showrooms, guest room, gallery, galleria, portico, divans, shoppe, lounges, gallerying, adit.
Salons zıt anlamlı kelimeler, Salons kelime anlamı
Social : Toplu halde yaşayan. Sokulgan. Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Toplum içinde yaşayan. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Toplumsal. Girgin. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse).
Accompanied : Aynı anda yapmak. Yanında. Yanında olmak. Eşlik etmek. Refakat etmek. Eşliğinde. Birlikte olmak.

Bu kısımda Salons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Salons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Salons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Salons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.