Sapar nedir, Sapar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ayrıntı, fark : Çakalın köpekten saparı yok.

Sapar ile ilgili Atasözü veya Deyim

saparta (veya sapartayı) yemek : azarlanmak, terslenmek.

sapartayı vermek : azarlamak, terslemek.

Sapar anlamı, kısaca tanımı

Sapa : Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. Düzgün olmayan, yolundan sapmış

Saparabası : Biçilen ekini harman yerine taşımakta kullanılan araba. (Gücünkaya Aksaray Niğde).

Saparan : Sarp yer.

Saparı olmamak : Sakınıp yüz çevirenlerden olmamak.

Saparna : Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax).

Saparta : Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık. Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi. Paylama.

Ayrıntı : Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

 

Çakal : Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

Çaka : Gösteriş, caka. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun. Çakı, bıçak. Köşede yapılan bir kenet çeşidi, (bk. Şek. 5).

Fark : Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans. Çıkarma işleminin sonucu. Ayrım.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Yok : Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı. Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz. Yasak. Olmayan, bulunmayan şey. Birinin söylediği sözlerden genel olarak kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz. Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir. "Hayır" anlamında kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Sapan kemiği anlamı nedir?

İngilizce'de Sapan kemiği ne demek ? : vomer, ploughshare bone