Sates türkçesi Sates nedir
- Gına getirmek.
- Doyurmak.
Sates ingilizcede ne demek, Sates nerede nasıl kullanılır?
Compensates : Karşılamak. Denklemek. Ödünlemek. Denkleşmek. Eşitlemek. Telafi etmek. Dengelemek. Gidermek. Bedelini vermek. Tazmin etmek.
Condensates : Yoğunlaştırma ürünü. Kondensat.
Decompensates : Dekompansasyon.
Fish hydrolisates : Balık hidrolizatları. Kurutulmuş hidrolize balık proteini.
Overcompensates : Telafi etmek. Fazlasıyla karşılamak.
Sate : Tatmin etmek. Doyurmak. Tıka basa yedirmek. Gidermek. Gına getirmek.
Satellite broadcast : Uydu yayını.
Sateen : Pamuklu atlas. Saten. Saten taklidi pamuklu kumaş. Atlas.
Satellite cell : Satellit hücre. Uydu hücresi. Kas ve sinir dokusunda bulunan, sayıları yaşla birlikte azalan, doku hasarının onarımında rol oynayan, hareket edebilen, çevreye kolayca uyum sağlayabilen ve miyoblastlara dönüşebilen hücre grubu. gangliyonlardaki sinir hücre gövdelerini destekleyen hücre, satellit hücre. Uydu hücre.
Pulsates : Çarpmak (yürek). Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Nabız gibi atmak. Çarpmak. Çarpmak (nabız gibi). Titremek. Nabzı atmak. Belirgin bir ritimle gümbürdemek. Belirgin bir ritimle yüksek bir sesle çalmak. Titreşmek.
İngilizce Sates Türkçe anlamı, Sates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sating : Tamamen doyurma. Doyurma.
Satisfy : Uymak. Memnun etmek. İnandırmak. Tatmin etmek. Yerine getirmek. Sevindirmek. Cevap vermek. İkna etmek. -e uymak.
Impregnate : İyice ıslatmak. Emdirmek. Tohumlamak. Hamile bırakmak. Emprenye etmek. Aşılamak. Gebe bırakmak. Döllemek. İçirmek.
Barramundi : Avustralya'ya özgü yenilebilen akciğerli bir balık. Akciğerli barramunda.
Cloys : Bıktırmak. Kabak tadı vermek. Bıkkınlık vermek. Tiksindirmek. Usandırmak. İğrendirmek. İçini bayıltmak.
Sate : Tatmin etmek. Tıka basa yedirmek. Gidermek.
Saturate : Islatmak. Bombalamak. İşba etmek. Sırılsıklam etmek. Emdirmek. İçine geçip yayılmak. Gına getirtmek. Sindirmek.
Impregnates : Döllemek. Gebe bırakmak. İyice ıslatmak. Emprenye etmek. Aşılamak. Hamile bırakmak. İçirmek. Emdirmek. Tohumlamak.
Go far : Uzun mesafe katetmek. Başarılı olmak. Çok iş görmek. Başarıya ulaşmak. Karşılamak. Yetmek. Çok başarılı olmak. Uzaklara gitmek. Başarmak. Çok uzak yerlere yolculuk yapmak.
Meet : Toplanmak. Rast gelmek. Karşılaşmak. Tesadüf etmek. Tatmin etmek. Münasip. Ödemek. Kavuşmak. Karşı karşıya gelmek.
Sates synonyms : giant perch, white seabass, centropomidae, william henry gates, genus lates, asian seabass, family centropomidae, giant seaperch, fish genus, lates calcarifer, embrue, feed, saturates, do to death, appeases, saturating, make a meal of, satiate, content, be fed up with, cloyed, satisfies, appease, cloy, bill gates, satiates.
Sates zıt anlamlı kelimeler, Sates kelime anlamı
Abstain : Sakınmak. Perhiz yapmak. Oy vermemek. Çekinmek. Çekimser olmak. Perhiz etmek. Kaçınmak. Uzak durmak. Geri durmak. İçkiden uzak durmak.
Outgo : Masraf. Gider. Üstün gelmek. Sarfiyat. Aşmak. Harcama. Yenmek. Geçmek.

Bu kısımda Sates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.