Overcompensates türkçesi Overcompensates nedir

  • Fazlasıyla karşılamak.
  • Telafi etmek.

Overcompensates ingilizcede ne demek, Overcompensates nerede nasıl kullanılır?

Overcompensate : Telafi etmek. Fazlasıyla karşılamak.

Overcompensated : Telafi etmek. Fazlasıyla karşılamak.

Overcompensating : Telafi etmek. Fazlasıyla karşılamak.

Overcompensation : Fiziksel veya ruhsal bir eksikliği gidermek için gösterilen çaba. Aşırı telafi (pis.). Aşırı derecede telafi.

Overcompensations : Fiziksel veya ruhsal bir eksikliği gidermek için gösterilen çaba. Aşırı telafi (pis.). Aşırı derecede telafi.

İngilizce Overcompensates Türkçe anlamı, Overcompensates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overcompensates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make good : Başarmak. Güzelleştirmek. İyileştirmek. Bir hatayı düzeltmek. Tazmin etmek. Yerine getirmek. Tamir etmek. Başarılı olmak. Ödemek (zararı).

Counterbalance : Denkleştirmek. Karşılık. Karşılamak. Karşı denge. Eş ağırlık. Denk ağırlıkla karşılamak. Dengelemek (karşılıklı olarak). Denk. Eşit güçle karşı koymak.

Atone for : Ödemek. Kendini affettirmek. Tarziye vermek. Etmek. Kefaretini ödemek. Kefaret vermek. Gönlünü almak. Telafi.

Condone : Göz yummak. Bağışlamak. Kusura bakmamak. Tasvip etmek. Görmezlikten gelmek. Hoş görmek. Örtmek. Affetmek. Onamak.

 

Make amends : Özür dilemek. Karşılamak. Değişiklik yapmak (yanlışı düzeltmek vb). Tazmin etmek.

Atoned : Gönlü alınmış. Gönül almak. Telafi edilmiş.

Condoned : Hoş görmek. Görmezlikten gelmek. Bağışlamak. Göz yummak. Kusura bakmamak. Tasvip etmek. Affetmek. Onamak. Örtmek.

Even out : Eşitlenmek. Eşitlemek. Denklemek.

Overcompensates synonyms : even off, over correct, compense, overcompensate, compensates, right, overcompensated, atoning, compensate, insure, condoning, atones, condones, compensated, make up, atone, cover, correct, redress, underwrite, even up, overcompensating, amends.

Overcompensates zıt anlamlı kelimeler, Overcompensates kelime anlamı

Wrong : Kötülük. Haksız. Bozuk. Hata. Ters. Günahına girmek. Haksızlık. Günahını almak. Kanuna aykırı fiil. Yanlış.