Saturity türkçesi Saturity nedir

Saturity ingilizcede ne demek, Saturity nerede nasıl kullanılır?

Saturability : Doyabilir (yağ veya buhar).

Saturable : Tamamen emilebilir. Tam kapasitesine kadar doldurulabilir. Doyurulabilir (yağ veya buhar). Doymalı. Doyurulabilir. Tamamen ıslatılabilir.

Saturant : Doyuran. Doygunlaştırıcı. Doyuran bir madde (yağ veya buhar). Emici şey.

Saturants : Doyuran. Doygunlaştırıcı. Emici şey. Doyuran bir madde (yağ veya buhar).

Saturate : Doyurmak. İçine geçip yayılmak. Gına getirmek. Sindirmek. İşba etmek. Emdirmek. Bombalamak. Islatmak. Sırılsıklam etmek. Bıktırmak.

Saturated fatty acid : Doymuş yağ asiti. Karbon zincirinde çift bağ bulunmayan, tümüyle hidrojen bağlanmış yağ asidi, satüre yağ asidi. Karbon zincirinde çift bağ bulunmayan, tümüyle hidrojen bağlanmış, oda sıcaklığında katı fazda bulunan yağ asidi, doymuş yağ. Doymuş yağ asidi. Satüre yağ asidi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karbon zincirinde çift bağ bulunmayan, tümüyle hidrojen bağlanmış yağ asidi. satüre.

Saturated magnet : Mini boyuttaki mıknatıssal bölgeleri belirli bir doğrultuya yönelmiş mıknatıs. Doygun mıknatıs.

Saturated compound : Doygun bileşik. Doymuş bileşik.

 

Saturated fatty : Doymuş yağ. Doymuş yağ asidi.

Saturated : Doygun. Doymuş (yağ vb). Koyu. Doymuş. Canlı (renk). Doymuş (yağ veya buhar). Satüre edilmiş.

İngilizce Saturity Türkçe anlamı, Saturity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saturity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fulled : Yıkayıp çektirmek. Dolu şey. Çırpmak. Kalın. Dolu. Tam. Yıkayıp büzmek. Tok. Komple.

Peace : Sükunet. Savaş içinde olmayan bir ülkenin durumu. savaştan sonra dev letler arasındaki ilişkilerin yeniden kurulması. Sükun. Ağız tadı. Sulh. Sessizlik. Güvenlik. Asayiş. Huzur. Barışma.

Plumpness : Tombulluk. Tıknazlık.

Satiation : Hayvanların yem tüketiminden sonra yeme isteğinin sona ermesi olayı. Doyurma. Doyma. Doyum.

Buxomness : Sıhhatlilik. Tombulluk. İrilik (genellikle bir kadının gögüsleri kastedilerek veya gögüsleri ile ilgili).

Twenties : 1920'li yıllar. Yirmiler. 1920'den 1929'a kadar olan yıllar. 20 rakamından 29 rakamına kadar. Yirmili yıllar. 20'den 29'a kadar numaralar. 1920'ler. 1920'lerin on yılı. 20'ler.

Embonpoint : Toplu olma. İri göğüslü veya dolgun veya balıketinde veya tombul (kadın). Semizlik. Şişmanlık.

Satieties : Doyum. Tokluk.

Fifties : Elliler. 1950 ile 1959 arasındaki yıllar.

Shelter : Sığınmak. Sundurma. Saklamak. Korumak. Saklanmak. Yatırmak. Sığınma. Korunma. Siperlenmek. Korunak.

Saturity synonyms : mid twenties, mid thirties, mid fifties, mid forties, prime of life, thirties, drinking age, thirty something, full, legal age, plenum, fullness, secureness, majority, voting age, forties, teens, adulthood, plenums, repletion, time of life, fulness, saturation, safety, satisfaction, plethoras, satisfactions, protection, fulls, sat, plenitude, impletion, contentedness.

 

Saturity zıt anlamlı kelimeler, Saturity kelime anlamı

Insecurity : Adem-i emniyet. Emniyetsizlik. Güvenilmezlik. Zarara uğrama riski. Tehlikede olma. Kendine güveni olmama. Sağlam olmama. Güvensizlik.

Insecureness : İstikrarsızlık. Şüphelilik. Kesin olmamam durumu. Tehlikeli olan. Güvensizlik. Emniyetsizlik. Risklilik. Şüpheli olma durumu. Tehlike. İstikrarlı olmama durumu.

Danger : Risk. Tehdit. Korku. Varta. Tehlike. Çekince. Tehlikeli.

Saturity antonyms : minority.

Saturity ingilizce tanımı, definition of Saturity

Saturity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fullness of supply. The state of being saturated.