Sauries türkçesi Sauries nedir

  • Zurnabalığı.
  • Sürüngenler (squamata) takımından, ayakları iyi gelişmiş ve beş parmakları olan, uzun ve sivri kuyruklu, göz kapakları hareketli, üzerleri pullu ya da pürçüklü olan türlere sahip bir alt takım.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Deniz turnası.
  • Zurna.
  • Deniz zurnası.
  • Kertenkeleler.
  • Uskumru turnası.

Sauries ingilizcede ne demek, Sauries nerede nasıl kullanılır?

Sauria : Kertenkeleler. Pullugiller.

Saurian : Kertenkele türünden. Kertenkele türünden hayvan.

Saurians : Kertenkele türünden. Kertenkele türünden hayvan. Timsah türünden hayvan.

Dinosauria : Tarih öncesi nesli tükenmiş büyük sürüngen türü (biyoloji terimi).

Pterosauria : Jurassik and kretaseus dönemlerinden soyu tükenmiş kanatlı sürüngen tür (pterodaktayl ve benzeri yaratıklar gibi).

Saurel : İstavrit.

Thesaurismosis : Tesorismoz. Tezaurismozis. Depo hastalığı.

Brontosaurs : Brontozor. Tarih öncesine ait devasa otobur dinazor.

Sauropods : Saropod dinozoru.

Ankylosaur : Kretase döneminde yaşamış olan aşırı derecede zırhlı otobur dinozor.

İngilizce Sauries Türkçe anlamı, Sauries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sauries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skippering : Gemi kaptanı veya uçak pilotu. Antrenör. Çalıştırıcı. Küçük teknen kaptanı. Menajer. Süvari. Kaptan. Küçük gemi kaptanı. Kaptanlık yapmak.

 

Cordon : Polis kordonu. Kordon altına almak. Bükme kaytanı. Kordon. Şerit kurdele. Askeri kordon. Şerit. İnsan dizisi. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Instalment : Tesisat. Kısım. Kurma. Taksitlendirme. Taksit. Yerleştirme. Sayışmanlık. Bölüm. Akont.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Broadcast : Sınalgı yayını yapmak. Yaymak. Yayın. Radyo veya televizyonla ilgili. (tohum) saçmak. Saçmak. Herkese söylemek. Ünalgı yayını. Yayın yapmak. Ünalgı yayını yapmak.

Chain : Elini kolunu bağlamak. Zincirlemek. Halkalık. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Ağırlık. Kayıt altına almak. Sünger av aracı olan kankavada dingilin dayanıklılığını artırmak için kurşun yakanın tamamen arkaya dönerek görevini yapamaz hale gelmesini engellemek ve sistemi vinç teline bağlamada kullanılan beş adet zincir. Zincir takmak. Sınırlama. Silsile.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli.

Sauria : Pullugiller.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Sauries synonyms : lanthanide series, electrochemical series, electromotive series, helium group, patterned advance, stations of the cross, billfish, ordination, skipper, skippered, abductor muscle, clarion, serial, blizzard, hierarchy, line, abambulacral area, succession, train, order, abiotic environment, abramis zone, ordering, soap opera, nexus, cycle, saury, a chromosome, saury pike, concatenation, string, electromotive force series, abiotic factor.

Sauries zıt anlamlı kelimeler, Sauries kelime anlamı

Sauries antonyms : unconnectedness.