Sayings türkçesi Sayings nedir

Sayings ile ilgili cümleler

English: Despite their truth, sayings like "carpe diem", "live for yourself" and "know your worth" have degenerated into cliches for justifying rudeness, oddness, and apathy, at the hands of TV personalities and columnists. That is what is called "educated ignorance".
Turkish: "Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.

Sayings ingilizcede ne demek, Sayings nerede nasıl kullanılır?

Saying amen : Körü körüne inanç. İtaat. Bir duanın sonunda amin deme. Sadakat. Bağlılık.

Saying hello : Merhaba deme. Bir kimseyi merhaba kelimesi ile selamlama hareketi.

Saying kaddish : Bir ölünün anısına dua söyleme.

Saying yes : Evet deme. Onaylayıcı şekilde cevap verme. Aynı fikirde olma.

As the saying goes : Meşhur tabiriyle. Dedikleri gibi. Ne demişler. Derler ya.

 

Gainsaying : İtiraz etmek. İnkar etmek. Kabul etmemek. İnkar etme. Reddetmek.

Wise saying : Özlü söz.

Saying : Söyleyiş. Vecize. Özlü söz. Darbımesel. Diye. Özdeyiş. Atasözü. Tabir. Deyiş. Söz.

It goes without saying : Şunu söylemekte fayda var. Tabii ki. Gayet açık ki. Şunu söylemeye gerek bile yok. Gayet açık. Şunu söylemeden edemiyeceğim. Söylemeye gerek yok. Söylemeye gerek yok ki. Besbelli.

There is no saying : Bilinmez.

İngilizce Sayings Türkçe anlamı, Sayings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sayings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faith : İtikat. İnanç. Vaat. Hıyanet. Sadakat. İtimat. Şeref sözü. Bağlılık. İnan.

Action : Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Devinim. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Eylem. Hareket biçimi. Aksiyon. Yükselti. Amel. Dava. Askeri harekat.

Mottoes : Parola. Arma simgesi. Vecize. Sloganlar.

Dictum : Vecize. Görüş. Müşahede. Resmi açıklama. Hüküm. Kanaat. Mütalaa. Darbımesel.

 

Articulations : Eklemleme. Berrak söyleyiş. Eklem. Telaffuz. Mafsal. Bitiştirme. Temiz ifade. Boğum.

Monetary fund : Sermaye.

Mottos : Düstur. Slogan. Vecize. İlke söz. İlke. Motto. Döviz. Parola.

Mention : Mansiyon. Adını anma. Söz etmek. Söz konusu etmek. İleri sürme. Bahsetmek. Anma. Anmak. Söylemek.

Maxim : Darbımesel. Düstur. Vecize. Şiar. Kural. İlke. Anonim özellik taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüzyıllar boyunca geçirdiği gözlem ve denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış söz: alet işler, el övünür. ak akça kara gün içindir. çalma elin kapısını, çalarlar kapını. ağlamayan çocuğa meme vermezler. keskin sirke küpüne zarar. çobansız koyunu kurt kapar. taşıma su ile değirmen dönmez. güvenme varlığa düşersin darlığa. bakarsan bağ, bakmazsan dağ vb. Gramer, tiyatro alanlarında kullanılır.

Committals : Akıl hastanesine gönderme. Cezaevine gönderme. Teslim etme. Hapse atma. Sevketme. Hapse gönderme. Teslim etmek. Taahhüt. Suç işleme.

Sayings synonyms : economy of scale, bywords, laconism, rede, proverb, aphorism, reded, assurance, expressions, fund, apophthegm, committal, impartation, nest egg, breathing, say not, disclosure, speakings, apothegm, redes, asseveration, articulation, motto, engagement, byword, faiths, reding, expression, ensuring, breathings, curtailment, apothegms, gnome.

Sayings zıt anlamlı kelimeler, Sayings kelime anlamı

Outgo : Harcama. Aşmak. Masraf. Gider. Yenmek. Geçmek. Üstün gelmek. Sarfiyat.

Evil : Günah. Zarar. Yermek. Fena. Uğursuz. Kem. Aksi. Şanssız. Günahkar. Kötülük.