Articulations türkçesi Articulations nedir
Articulations ingilizcede ne demek, Articulations nerede nasıl kullanılır?
Articulation disorder : Çocuğun, anadilindeki bağımsız ve bileşik sesleri doğru, anlaşılır biçimde çıkaramayışı, genellikle sözcüklerin son seslerini söyleyemeyişi ya da güç sesler yerine kolayına gelen sesleri söylemesi. Telaffuz bozukluğu. Seslendirme bozukluğu. Boğumlanma bozukluğu.
Emphatic articulation : Vurgulu söyleme.
Holostylistic jaw articulation : Tüm başlı balıklarda (holocephali) palatokuadratumun kondrokranyuma hareket edemeyecek biçimde tümüyle kaynaştığı ve alt çenenin kuadratum bölgesine asıldığı çene bağlantısı. Tüm başlı balıklarda (holocephali) palatokuatrumun kondrokranyuma hareket edemeyecek biçimde tümüyle kaynaştığı ve alt çenenin kuatratum bölgesine asıldığı çene bağlantısı. Holostilik çene bağlantısı.
Hyostylistic jaw articulation : Hiyostilik çene bağlantısı. Keski solungaçlılarda (elasmobranchii) çenelerin kafatasına hiyomandibul kıkırdağı aracılığıyla bağlanması. Keski solungaçlılarda (elasmobranchii), çenelerin kafatasına hiyomandibul kıkırdağı aracılığıyla bağlanması.
Manner of articulation : Çıkış biçimi. Boğumlanma tarzı. Dildeki seslerin çıkarılış biçimi. sesler, boğumlanma tarzlarına göre ünlüler ve ünsüzler olmak üzere ikiye ayrılır. ünlüler, boğumlanma biçimi bakımından, ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkarılması; ünsüzler ise, ses yolunun açılış kapanma veya daralması, ses tellerinin titreşip titreşmemesi özelliklerini taşırlar. Eklemleme biçimi.
Region of articulation : Ağız boşluğunda seslerin meydana gelişini sağlayan çeşitli bölgeler: dudak (bölgesi) ünsüzleri, diş (bölgesi) ünsüzleri, dişeti (bölgesi) ünsüzleri, damak (bölgesi) ünsüzleri gibi. Boğumlanma bölgesi. Eklemleme bölgesi.
Dearticulation : Deartikülasyon. Kol ve bacakların eklemden kesilmesi işlemi, disartikülasyon. Dezartikülasyon.
Coarticulation : Eşsöyleyiş.
Articulation : Eklemlilik. Gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Telaffuz. Tiyatro konuşmasının temel öğelerinden biridir. konuşma organlarımızın (damak, dil, damak eteği, yanaklar, alt çene ve dudaklar) gırtlaktan gelen sese biçim vermek için topluca çalışması demektir. Konuşma organlarımızın (dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, altçene) boğazımızdan çıkan sese biçim yermek için topluca çalışması. sessiz harflerin bir tümcenin başında ve sonunda kesin, belirli bir biçimde ve sesli harflerin yüksekliğine, vurgularına renklerine dikkat edilerek söylenmesi. Mafsal. Boğumlama. Boğum. Berrak söyleyiş. Bitiştirme.
Point of articulation : Eklemleme noktası. Ağız boşluğunda seslerin oluştuğu çeşitli noktalar; bir ünsüzün çıkışı sırasında ses yolunun daralan veya kapanan noktası. Boğumlama noktası. Boğumlanma noktası.
İngilizce Articulations Türkçe anlamı, Articulations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Articulations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disclosure : Açıklama. Açığa çıkan şey. Patent hakkı bildirimi. İfşaat. İfşa. Açığa vurma. İzhar. Açma. Açığa çıkarma.
Suture : Dikiş. Yara kenarlarını birleştiren dikiş. Dikiş yeri. Dikişle birleştirmek. Dikiş atmak. Ameliyat bölgesinde yapılan dikiş. Ek yeri (kemik). Dikiş atmaya yarayan ip (tıp). Dikiş ipliği. Derz.
Ganglion : Gangliyon. Lenf bezi. Yoğun sinir hücreleri yığını (anatomi terimi). Şişkinlik. Merkezi sinir sistemi dışında yerleşen sinir hücresi gövdeleri topluluğuna verilen genel ad. düğüm veya düğüm benzeri bir kitle. Ganglion. Merkezi sinir sistemi dışında bulunan, sinir hücrelerinin gövdelerinden oluşan düğüm, gangliyon. Sinir düğümü.
Lap joint : Bindirmeli ek. Bindirme. Derz. Yapım eklemi. Bindirme ek. Bindirmeli bağlantı. Bindirme bağlantı. İnşaat derzi.
Bell crank : Hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan kol. Dirsekli krank. Kol. Manivela. Dirsekli mafsal. Mafsallı levye. Hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan manivela.
Aspiration : İştiyak. Nefes alma. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Emme. Tutku. İstek. Özlem. Arzu. Havalandırma. Soluklu okuma.
Gnarl : Burmak. Mırıldanmak. Dolamak. Bükmek. Söylenmek. İri budak. Yumru. Homurdanmak. Budak.
Nodal : Düğüm çekidi. Düğümsel. Düğüm gibi. Düğüm. Düğümsü. Bezeli. Yumrulu. Düğüme benzer. Bezeleri olan.
Linkages : Bağlantı. Mafsallı mekanizmalar. Eklemlenmiş mekanizmalar. Bağ.
Articulation : Boğumlanma. Konuşmayı sağlayan hareketlerin tümü; ciğerlerden gelen havanın, ses yoluyla belirli bölgelerinde açılma, kapanma, daralma, hışırdama vb. hareketlerle sese dönüştürülmesi olayı. Eklemlilik. Eklemlenme. Konuşma organlarımızın (dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, altçene) boğazımızdan çıkan sese biçim yermek için topluca çalışması. sessiz harflerin bir tümcenin başında ve sonunda kesin, belirli bir biçimde ve sesli harflerin yüksekliğine, vurgularına renklerine dikkat edilerek söylenmesi. Gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Net telaffuz.
Articulations synonyms : synovial joint, articulatio synovialis, hip socket, sandhi, fibrous joint, affrication, hock joint, body part, retroflection, relation, shank, trunnion, epenthesis, mentions, internodes, speaking, ball and socket joint, adjunction, enunciation, joint, lith, breathings, endoskeleton, nodes, impartation, stifle, nasalisation, joints, linkage, attachment, syncope, speakings, nasalization.

Bu kısımda Articulations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Articulations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Articulations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Articulations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.