Scrape a living türkçesi Scrape a living nedir

  • Zar zor geçinmek.
  • Güçlükle hayatta kalmak.

Scrape a living ingilizcede ne demek, Scrape a living nerede nasıl kullanılır?

Scrape : Güç durum. Kazıma sesi. Kazıyarak temizlemek. Güç bela idare etmek. Gıcırdatarak çekmek. Raspalamak. Gıcırdatmak. Sıyırmak. Sürtmek. Çıkmaz.

A : Miktar belirtir. (herhangi) bir. Bir. Herhangi bir. Pek iyi. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Living : Kullanılan. Geçinmek. Yaşama. Yaşayan. Geçinme. Canlı. Yaşam tarzı. Geçim. Sağ. Güncel.

Scrape a wall : Bir duvarı ovalamak. Bir duvarı kazıyarak temizlemek.

Scrape along : Az parayla geçinmek. İdare etmek. Kıt kanaat geçinmek.

Scramble for a living : Yaşam savaşı vermek. Hayat mücadelesi vermek.

Scrape away : Raspa etmek. Kazıyarak silmek. Kazıyarak çıkarmak.

Eke out a living : Kıt kanaat geçinmek. Kıtı kıtına idare etmek. Güçlükle geçinmek.

Worked for a living : Hayatını kazanmak için çalıştı. Ekmek parası için çalıştı. Yaşamını sürdürmek için çalıştı.

Eking out a living : Meteliğe kurşun sıkmak. Zar zor geçinmek. Üç kuruşa geçinmek. Kıt kanaat geçinmek.

İngilizce Scrape a living Türkçe anlamı, Scrape a living eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Scrape a living ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scratch along : Kazımak. Kazıyarak çıkarmak. İki yakayı bir araya getirememek. Kıt kanaat geçinmek.

Keep the wolf from the door : Açlığın ve fakirliğin önüne geçmek. Aç kalmayacak kadar parası olmak. Kıtlığı önlemek. Kıt kanaat geçinmek.

Eking out a living : Kıt kanaat geçinmek. Meteliğe kurşun sıkmak. Üç kuruşa geçinmek.

Scrape by : Ucu ucuna geçinmek. Ucu ucuna kazanmak. Zor bela geçinmek.

Just manage : Bir şey yapmayı güçlükle başarmak. Zor idare etmek.

Scrape : Sürtmek. Kazıyarak temizlemek. Varta. Gıcırtı yapmak. Hafifçe dokunmak. Çıkmaz. Raspa etmek. Kıt kanaat geçinmek. Sıyrık.

Live from hand to mouth : Kazandığını yemek. Elden ağıza yaşamak. Ucu ucuna yaşamak. Kazandığıyla ancak karnını doyurmak. Boğaz tokluğuna çalışmak. Zar zor yaşamak. Kıtı kıtına idare etmek. Kıt kanaat geçinmek.