Scream türkçesi Scream nedir

Scream ile ilgili cümleler

English: Please don't scream at me.
Turkish: Lütfen bana bağırma.

English: Don't scream before you get injured.
Turkish: İncinmeden önce bağırma.

English: Don't scream when I stand next to you.
Turkish: Senin yanında durduğum zaman çığlık atma.

English: The sound of an awful scream made him shudder.
Turkish: Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.

English: Her scream brought the police.
Turkish: Onun çığlığı polisi getirdi.

Scream ingilizcede ne demek, Scream nerede nasıl kullanılır?

Scream out : Bağırarak söylemek. Feryat figan etmek. Bağırmak.

Scream with laughter : Kahkahayı basmak.

Scream with pain : Acı ile çığlık atmak. Acı ile bağırmak.

Be a perfect scream : Çok komik olmak. Gülmekten öldürmek.

Screamed : Bağırmak. Uğuldamak. Feryat etmek. Haykırmak. Çığlık atmak.

Screams of laughter : Kahkaha tufanı.

Screams of horror : Yüksek ve korku dolu çığlıklar. Korku çığlıkları.

Screams : Çığlık atmak. Bağırmak. Feryat etmek. Uğuldamak. Haykırmak.

Screamed his head off : Artık daha fazla bağıramayıncaya kadar çığlık atmış. Kafası patlayıncaya kadar çığlık atmış.

 

Screamer : Parti düşkünü kimse. Çok komik durum. Matrak olay. Manşet. Çığlık atan kimse. Futbolda çok uzaktan atılan gol. Bağıran. Manşet (amerikan ingilizcesi). Bağıran kimse.

İngilizce Scream Türkçe anlamı, Scream eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scream ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bawl : Yüksek sesle ağlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Kışkırmak. Haşlamak. Feryat etme. Haykırış. Bas bas bağırmak. Zırlamak.

Hollo : Bağırma.

Clamour : Gürültü. Feryat. Bağırıp çağırmak. Gürültü etmek. Yaygara. Yaygara koparmak. Velvele.

Screeching : Cırtlak. Cırlak.

Hooped : Çemberli. Öksürmek (boğmaca). Çember takmak. Çembere almak. Kasnaklı. Ötmek. Çembere sokmak. Potaya atmak.

Buzz : Uğultu. Çınlamak. Vızıltı. Sinyal ile çağırmak. Telefon etmek. Ayrılmak. Alçaktan uçmak (uçak). Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Cızırtı.

Utter : Dile getirmek. Su katılmadık. Buyurmak. Basmak. Söylemek. Ses çıkarmak. Basmak (çığlık). Telaffuz etmek. Mutlak. Kesin.

Caterwaul : Mart kedisi sesi. Miyavlama. Kediler gibi kapışmak. Azgın kedi sesi. Mart kedisi gibi bağrışmak. Miyavlamak.

Screak : Tiz delici bir çığlık atmak. Gıcırtı. Tiz sesle çığlık atmak. Kaba ve kulak tırmalayan gürültü yapmak. Cırlamak. Gıcırtı yapmak. Acı acı bağırmak. Gıcırdamak.

Gabbled : Anlaşılmaz bir şekilde konuşmak. Anlamsız sesler çıkarmak. Gevezelik etmek. Uğultu. Gevezelik. Çabuk çabuk ve anlaşılmaz biçimde konuşmak. Çabuk ve anlaşılamayacak bir şekilde konuşmak. Çabuk ve anlaşılmaz konuşma. Bir nefeste ve anlaşılmadan okumak.

 

Scream synonyms : pipe up, pipe, skreak, shrieking, skreigh, holler, chirk, call to, screamed, clamoring, hurrah, clamours, bellowing, clamor, barked, vociferation, calling out, buzz around, howl, bawled, bawls, cry, burst out, screaming, whoop, shout out, blare, let loose, screach, halloo, cry out, chirks, booms.

Scream zıt anlamlı kelimeler, Scream kelime anlamı

Whisper : İma. Dedikodu yapmak. Fısıldaşmak. Fıs fıs konuşmak. Fısıltı ile konuşmak. Kulağına söylemek. Hışırdamak. Fısıltı. Fısıldamak. Fısfıs.

Scream ingilizce tanımı, definition of Scream

Scream kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To screech. A sharp, shrill cry, uttered suddenly, as in terror or in pain. To shriek. To utter a sudden, sharp outcry, or shrill, loud cry, as in fright or extreme pain. A screech. To cry out with a shrill voice. A shriek.