Screwier türkçesi Screwier nedir

Screwier ingilizcede ne demek, Screwier nerede nasıl kullanılır?

Screwiest : Tuhaf. Garip. Çatlak. Şüpheli. Kaçık.

Screwing : Vidalama. Sevişme. Zina. Evlilik dışı ilişki. Döndürme eylemi. Diş açma. Vida ile bağlama veya tutturma eylemi. Cinsel ilişki (argo terim).

Screwing machine : Bir vidanın spiral şeklini veren makina. Vidaların dışına diş açmak için kullanılan makina. Vidalama makinesi. Diş açma makinesi. Vidalama makinası. Vida makinesi. Vida torna tezgahı.

Corkscrewing : Sarmal olarak kıvrılmak. Burgu şeklini alma. Sarmal olarak kıvırmak.

Unscrewing : Laçkalama. Vidalarını sökmek. Vidaları çıkmak. Vida çıkarma.

Screw cutter : Diş açma cihazı. Vida üzerinde diş açan cihaz. Vida makinesi. Bir vidanın dış bölümüne şekil vermek için kullanılan cihaz. Pafta.

Screw coupling : Vidalı kavrama. Vidalı koşum takımı. Vidalı bağlantı.

Screw blade : Pervane kanadı.

Screw ball comedy : Amerikan güldürüsünün 1930'lardaki bir çeşidi. ekonomik bunalımın patlak verdiği ve savaş tehlikesinin gittikçe arttığı çılgın ve anlamsız bir dünyada, mutluluğu, çılgın ve anlamsız davranışlar içinde aramağa çalışan kişileri yansıtır. Çılgın güldürü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Screw around : Önüne gelenle yatmak. Yiyişmek. Herkesle düşüp kalkmak. Boş boş dolaşmak. Orada burada düzüşmek. Aylaklık etmek.

İngilizce Screwier Türkçe anlamı, Screwier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Screwier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As mad as a march hare : Küplere binmiş. Zırdeli. Çılgın. Tamamen çılgına dönmüş.

Debatable : Çekişmeli. Pazarlığa açık. Soruşturulabilir. Tartışılabilir. Kuşkulu. Kuşku uyandıran.

Comical : Gülünç. Gülünç olan. Gülünç bir kişi ya da durum. Komik. Gülünç görünüşü olan bir kişi ya da güldürücü özellikleri kapsayan bir durum. Acayip. Komedyanın özünü belirleyen nitelik. genel anlamı içinde, bir toplumsal olgu, insan davranışı, ahlak ölçütü ya da töreleri arasında ortaya çıkan ve tarih yoluyla belirlenen bağdaşmazlığı anlatan güzelduyusal kavram. Güldürücü.

Chip : Kenarını kırmak. İz. Pullarını ayıklamak. Kırılgan olmak. Kırıntı. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse. Fiş. Çöp. Para. Patates kızartması.

Cleavage : Çatlama. Yarık. Çelişki. Segmentasyon. Kayaç dilinimi. Ayrılma. Bir buzsulu, doğal katmanları doğrultusunda yarma işlemi ya da yarma biçimi. Görüş ve tutumların karşıt uçlara bölünerek ayrılması. Cilt kıvrımları. Kristal dilinimi.

Breakage : Kopma. Kırılan şeylerin tutarı. Kırık. Kırma. Kırılma tazminatı. Kırık parça. Kırılma.

Crotchet : Deli. Dörtlük. Tuhaf düşünce. Acayip. Delilik. Merak. Saçma düşünce. Garip düşünce. Garip tutku.

Drolling : Komik. Maskara. Acayip. Gülünç. Eğlenceli.

 

Battier : Üşütük. Kıç. Bir tahtası eksik. Popo. Üşütük (argo terim). Deli.

Communicator : Konuşma aygıtı. Haber verici. Sinyal cihazı. İletişimi sağlayan kişi veya şey. Konuşkan kimse. İletişimci.

Screwier synonyms : newspaper headline, bellower, shouter, codgers, bananas, crankier, as mad as a hatter, creaky, roarer, balmier, bizarre, brain sick, bawler, chancy, discredited, diciest, chappie, dicey, codger, breakages, barmy, chinking, crier, debateable, brainsick, as in a dream, crankiest, disputable, chinked, bonkers, balmy, chancier, chanciest.