Sea of fertility türkçesi Sea of fertility nedir

  • Uzay alanında kullanılır.
  • Ay'ın bize bakan yüzeyinde büyük bir düzlük.
  • Bereket denizi.

Sea of fertility ingilizcede ne demek, Sea of fertility nerede nasıl kullanılır?

Sea : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Deniz. Derya. Okyanus. Dalga. Umman. Denizle ilgili.

Of : Karşı. Yüzünden. -dan. Den. -nin. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek. -li. In. Hakkında.

Fertility : Verimlilik. Bereket. Doğurganlık. Belli bir çoğanın doğumlar yoluyla artış eğilimi. Mümbitlik. Bereketlilik. Biteklik. Birim zamanda meydana getirilen yavru sayısı ile ölçülen, bir bireyin ya da populasyonun üreme kapasitesi. fertilite. Üretkenlik. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Sea of azov : Azak denizi.

Sea of clouds : Bulut denizi. Ay yüzeyi üzerinde bir düzlüğün adı.

Sea of marmara : Türkiye'nin kuzybatı bölgesinde bir deniz (yunan ve bulgar sınırı yakınlarında). Marmara denizi.

Sea of cold : Ay yüzeyinde görülen düzlüklerden biri. Soğuk deniz.

Sea of okhotsk : Ohotsk denizi. Okhotsk denizi. Pasifik okyanusu'nun kamçatka ve doğu sibirya arasında kalan bölümü.

 

Sea of galilee : Celile denizi. İsrail'in kuzeydoğusunda ürdün nehri'nin aktığı büyük göl.

Sea of flames : Alevlerin denizi. Büyük yangın. Ateş denizi. Bir sürü yangın veya ateş.

İngilizce Sea of fertility Türkçe anlamı, Sea of fertility eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sea of fertility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption line : Soğurma çizgileri. Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler.

Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.

Aerolite : Aerolit. Meteorit veya meteor taşı. Meteorit. Taşımsı göktaşı. Havataşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Göktaşı.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Absolute brightness : Salt parlaklık. Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı.

Absorptive power : Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emme veya soğurma eğilimi. Soğurma gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Emici güç. Boya alış gücü.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

Absolute value : Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Salt değer. Saltık değer. Mutlak değer.

 

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Albedo : Aklık (astronomi terimi). Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Beyazlık derecesi. Albedo. Aklık derecesi. Aklık dercesi. Aklık. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı.

Sea of fertility synonyms : adhara, altair, acceleration due to gravity, accidental error, absolute parallax, accuracy.