Seatbelt türkçesi Seatbelt nedir

  • Ani bir sarsıntı esnasında yolcuyu korumak için gögüs ve kalça etrafına sarılan demirlenmiş kemer(ler) (bir otomobilde, bir uçakta, vb.).
  • Koltuk kemeri.
  • Emniyet kemeri.

Seatbelt ile ilgili cümleler

English: Ali put his seatbelt back on.
Turkish: Ali emniyet kemerini geri taktı.

English: Buckle your seatbelts.
Turkish: Emniyet kemerlerinizi bağlayın.

English: Ali always wears his seatbelt.
Turkish: Ali her zaman emniyet kemerini takar.

English: Ali unbuckled his seatbelt.
Turkish: Ali emniyet kemerini çözdü.

English: Ali fastened his seatbelt.
Turkish: Ali emniyet kemerini taktı.

Seatbelt ingilizcede ne demek, Seatbelt nerede nasıl kullanılır?

Seat adjustment : Koltuk ayarı.

Seat belt : Kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt. Emniyet gergisi. Emniyet kemeri. Kemer. Koltuk kemeri. Emniyet kemeri (aut.).

Seat cover : Koltuk kılıfı.

Seat in the house of commons : İngiliz parlamentosundaki yer. Avam kamarasındaki koltuk.

Seat of government : Hükümetin oturduğu yer. Hükümet koltuğu. Hükümet merkezi.

Which car is my seat in : Benim koltuğum hangi vagonda.

Fasten seat belts : Kemerlerinizi bağlayın. Emniyet kemeri takmak.

Back seat driver : Sürücüye müdahale eden kişi. Tereciye tere satan kimse.

 

Wear a seat belt : Emniyet kemeri bağlamak.

Seat oneself : Oturmak.

İngilizce Seatbelt Türkçe anlamı, Seatbelt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seatbelt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shoulder belt : Hamaylı. Omuz kayışı.

Car seat : Araba koltuğu. Araç koltuğu. Bir otomobilde küçük çocukları veya bebekleri korumak için kullanılan küçük plastik koltuk (emniyet kemeri ile birlikte kullanılan).

Seat belt : Kemer. Emniyet kemeri (aut.). Kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt. Emniyet gergisi.

Lap belt : Karın emniyet kemeri. Bel kemeri.

Safety strap : Emniyet çemberi. Emniyet kayışı. Nesneleri emniyetli bir şekilde bir yerde tutan kemer. Koruma kayışı. Güvenlik kayışı. Emniyet bantı.

Safety belt : Kemer. Güvenlik kuşağı. Emniyet bel kemeri.

Safety harness : Güvenlik kemeri. Paraşüt tipi emniyet kemeri.

Life belt : Kemer şeklindeki cankurtaran kemeri. Cankurtaran simidi. Can yeleği. Cankurtaran kemeri. Güvenlik kemeri. Cankurtaran yeleği.

Seatbelt synonyms : plane seat, lapbelt.