Seatings türkçesi Seatings nedir
- Yerine oturtma.
- Oturma yeri.
- Oturtma.
- Oturacak yer.
Seatings ingilizcede ne demek, Seatings nerede nasıl kullanılır?
Seating arrangement : Oturma düzeni.
Seating capacity : Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği. Yer kapasitesi. Sığa. Bir sinemadaki koltukların tümü, dolayısıyla bir sinemanın alabileceği izleyici sayısı; sinemanın sığası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seyir yerindeki koltuk sayısı. Oturma kapasitesi. Koltuk kapasitesi. Koltuk sayısı.
Seating chart : Oturma planı.
Seating plan : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oturma planı. Seyirci salonundaki oturma yerlerini gösteren plan. Yer tasarı. Sinema salonundaki oturulacak yerleri gösteren tasar.
Seating : Yatak (makine). Oturma yeri. Oturacak yer. Oturtma. Oturma yerleri. Yerine oturtma. Oturacak yer sağlama.
Nauseation : Bulantı. Mide bulantısı.
Keyseating machine : Kama oluğu açma makinesi.
Hanseatic : Hansa kentleri veya onların birliği ile ilgili. Hansa birliğine ait veya ilgili (kuzey almanya ve komşu ülkelerdeki ortaçağ kentlerinin birliği).
Caseation : Peynire dönüştürme. Kazeasyon.
Reseating : Geri oturmak. Yeniden oturtmak. Tekrar işe sokmak. Yatağını ayarlamak (valf). Oturacağı yeri ayarlamak. Supap yatağını alıştırma. Tekrar oturmak. Tekrar yerleştirmek. Yeni sandalyeler koymak.
İngilizce Seatings Türkçe anlamı, Seatings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seatings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Thawing : Açmak. Çözme. Erime. Buzu çözülmek. Eritme. Açılmak. Buzun çözülmesi. Rahatlatmak. Eritmek. Buz çözülmesi.
Medley : Karmakarışık şey. Çeşni. Karışım. Çeşitli. Florida eyaletinde yerleşim yeri. Karışık şeyler. Potpuri. Medley. Karışık.
Global warming : Global ısınma. Evrensel ısınma. Küresel ısınma. Global sıcaklık ortalamasının yavaş yavaş atması.
Domicile : Mesken vermek. Ev. Konut. Yasal konut. İkametgah. Oturmak. Yerleştirmek. Ödemek. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
Thaw : Eritmek. Açılmak. Yakınlaşmak. Erimek. Samimileşmek.
Seat : Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Yerine oturtmak. Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yerleştirmek. Yuvasına oturtmak. Mevki. Oturma yerini onarmak. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Merkez.
Environs : Etraf. Dolay. Civar. Havali. Yöre. Çevre.
Lobby : Lobi yapmak. Lobi oluşturmak. Görüşme yapmak. Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Girişlik. Lobi faaliyeti yürütmek. Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak. Gezinek.
Seating : Oturma yerleri. Oturacak yer sağlama. Yatak (makine).
Pew : Uzun bank. Yer (ingiliz ingilizcesi). Uzun sıra. Sıra. Kilise oturağı. Sıra (kilisede oturacak). Sıra (kilisede). Kilise sırası.
Seatings synonyms : radiant heating, scene, sitting room, induction heating, warming, surroundings, overheating, pews, environment, scenario, surround, temperature change, melt, fixation, domiciles, domiciling, ischion, habitation, melting, medleys, boiling.

Bu kısımda Seatings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seatings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seatings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seatings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.