Oturtma nedir, Oturtma ne demek

  • Oturtmak işi
  • Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılmış olan bir tür kıymalı yemek.

Yerel Türkçe anlamı:

Erkekle nikâhsız yaşayan kadın.

Et ve patlıcanla yapılmış olan bir çeşit yemek.

Kol gibi bükülmüş yufkaları tepsiye dizerek yapılmış olan bir çeşit tatlı.

Harman yerindeki ekin demetlerinin yığını.

Kıldan yapılmış kilim.

Süt, yağ, yumurta ile yapılmış olan bir çeşit yemek.

Dip

Düğün günü yalnız erkeklere yapılmış olan yemekli eğlenti.

Süt kesmiği, lor.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Palaz, çuval, harar gibi dokumalar. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Ev tabanı. (Çokcalar *Bozüyük -Bilecik)

Oturtma tanımı, anlamı:

Patlıcan oturtması : Dilimlenmiş ve kızartılmış patlıcan üzerine kavrulmuş kıyma, domates ve sebze eklenerek pişirilen yemek.

Oturtmak : Oturma işini yaptırmak. Koymak, yerleştirmek.

Oturtmalık : Yapının toprak üstünde kalan, 1 metre kadar yükseklikte, bütün yapı boyunca devam eden, üstüne gelen duvarlardan birkaç santim dışarı çıkıntılı ana temel duvarı.

Laf oturtmak : Karşı tarafa gerektiği yerde, beklenilmeyen bir durumda, esaslı ve gereken bir laf söylemek.

Rayına oturtmak : Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.

 

Halka : Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Çember biçiminde olan. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri.

Patates : Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları. Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum).

Patlıcan : Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena). Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü.

Kabak : Kabak kemane. Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Ham, tatsız (kavun, karpuz). Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Kıymalı : İçinde kurt bulunan (meyve). İçinde kıyma bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri. İçinde kıyma bulunan (yemek).

 

Yemek : Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Birine alacağını vermemek, ödememek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Kandırmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Başkasının parasını harcamak. Isırmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.

Oturtma çatı : (Mimarlık) Çatı ağırlığının yan duvarlara değil, beton tavan üzerine oturtulduğu çatı biçimi. Dışarda hazırlandıktan sonra yerine oturtulan çatı iskeleti. (Afşar *Gelendost -Isparta)

Oturtmaç : Kovalanan tavşan, aldatmak amacıyla birdenbire durarak tazıyı öne geçirme. Kovalanan tavşanı aldatmak amacıyla tazıyı öne geçirme. Tekerlerin yerden kesilmesini önleyen, lastikler üzerindeki girintili ve çıkıntılı parçalar.

Diğer dillerde Oturtma anlamı nedir?

İngilizce'de Oturtma ne demek? : n. seating

Rusça'da Oturtma : n. усадка (F), вставка (F)