Secluding türkçesi Secluding nedir

  • Ayırma.
  • Ayırmak.
  • Görüştürmeme.
  • Eve kapamak.
  • Görüştürmemek.
  • Kimseyle görüştürmemek.
  • Eve kapama.

Secluding ingilizcede ne demek, Secluding nerede nasıl kullanılır?

Seclude : İnzivaya çekmek. Eve kapamak. Ayırmak. Görüştürmemek. Kimseyle görüştürmemek. Başkalarından uzak tutmak. Tecrit etmek.

Seclude oneself : İnzivaya çekilmek. Kimseyle görüşmemek. Görüşmemek.

Secluded : İzbe. Issız. Münzevi. Gizli. Gözden uzak. Kapalı. İçerlek. İnzivaya çekilmiş. Tecrit edilmiş. Kaçınık.

Secludedly : Yapayalnızca. Yanlız. Teker teker. Yapayalnız bir biçimde. Tek başına. Yalnız. Soyutlanmış. Özel olarak. İzole edilmiş bir şekilde.

Secludedness : İnziva. Gözden saklanmış olma durumu. Diğer insanlardan ayrılmış olma durumu. Toplumdan uzak yaşama. İzolasyon. Soyutlanmışlık. Yalnızlık. Teklik. Yapayalnızlık.

Secludes : Kimseyle görüştürmemek. Ayırmak. Tecrit etmek. Eve kapamak. Görüştürmemek.

Seclusive : İnziva sağlayan. Toplumdan uzaklaşıp tek başına yaşamaya başlamış. İnzivaya çekilmiş. İzole olmuş. İzolasyon sağlayan.

Seclusion : Çekilme (bir yere). Toplumdan uzak yaşama. Seklüzyon. İnzivaya çekilme. Halvet. Kapanma (bir yere). Bir köşeye çekilip yaşama. Gözlerden uzak yer. Uzlet. Tenhalık.

Seclusiveness : Münzevilik.

 

Unsecluded : Kuytuda olmayan. Mahrem olmayan. Gözden uzak olmayan. İzole edilmemiş. Issız olmayan.

İngilizce Secluding Türkçe anlamı, Secluding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Secluding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assignment : Ev ödevi. Feragat senedi. Tahsis etme. Kararlaştırma. Belirleme. Havale senedi. Görev. Tahsis işlemi. Tayin.

Assortments : Çeşit. Çeşitlilik. Mal çeşitleri. Sınıflandırma.

Seclude : İnzivaya çekmek. Başkalarından uzak tutmak. Tecrit etmek.

Allocating : Paylaştırmak. Bölüştürmek.

Allocation : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Pay. Ortaklara paylarının verilmesi, dağıtma, ayırma giderlerinin üleştirilmesi. Dağıtma. Ödenek ayırma. Yerleşim. Tahsis etme. Ödenek. Tahsis.

Assigner : Atayan. Giderleri karşılamak amacıyla ayrılan para. katılma yüklenmelerini imzalayanlara verilen pay. Tahsis eden kimse. Atayan kimse. Paylaştıran ya da bölüştüren kişi.

Appropriate : Uygun. Tensip etmek. Çalmak. Münasip. Sahipsiz birşeyi almak. İç etmek. Tasarruf etmek. Kendine maletmek. Mülk edinmek.

Assortment : Çeşitlilik. Mal çeşidi. Sınıflandırma. Karışım. Çeşit. Tasnif. Cins. Türlü çeşitleri içeren bir bütün.

Abstract : Heykel. Soyutlamak. Aşırmak. Özet. Çekmek. Soyut resim. Kafasını meşgul etmek. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Özetlemek. Özet çıkarmak.

Secluding synonyms : allocate to, curiously, allots, allow, allot, breakdown, allocate, allowing, appropriation, elusion, secludes, allocated, cutting off, appropriations, hold incommunicado, allotting, appropriated, evasion, combout, compartmentation, carry over, abstracts, allocates, culling, appropriates, abstractions, allows, slip.