Second degree türkçesi Second degree nedir

  • İkinci derecede.
  • İkincil önemde.
  • İkinci dereceden.

Second degree ile ilgili cümleler

English: Ali was convicted of second degree murder and sentenced to ten years in jail.
Turkish: Ali ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.

English: Ali served 30 years for second degree murder.
Turkish: Ali ikinci derece cinayet için 30 yıl hapis yattı.

Second degree ingilizcede ne demek, Second degree nerede nasıl kullanılır?

Second : Destek vermek. Saniye. Göreve getirmek (brit. ask.). İlerletmek. Düelloda şahit. İkinci. Yardım etmek. Defolu mal. Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.).

Degree : Mertebe. Not. Sıralı notalar. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Ünvan. Öğrenim derecesi. Diploma. Lisans. Derece. Evre.

Second degree burn : Epidermis üzerinde pıhtılaşma nekrozu, spongiyozis, vezikül oluşumu ve dermis ödemiyle belirgin yanık. İkinci derecede yanıklar. İkinci derece yanık.

 

Second degree burns : İkinci derecede yanıklar. İkinci derece yanık.

Second degree heart block : İkinci derece kalp bloku. Kalpte kulakçıklardaki uyarımların, his demetinde geciktirilmesi sonucu iki veya üç kulakçık atımından sonra bir karıncık atımının gerçekleştiği olay. ekg’de p dalgasından sonra qrs kompleksi görülmez, karıncıkların her atımına karşılık kulakçıklarda iki, üç atım olmakta, 2:1, 3:1 ritmi gelişir.

Second degree liquidity assets : Likiditesi yüksek varlıklar. Güçlük çekilmeksizin istenildiği anda küçük bir kayıpla paraya dönüştürülebilen, vadeli mevduat, tahvil, alacak senedi gibi araçlar. krş. birinci dereceden likit varlıklar.

Second degree hyperparasite : Hiperparazit üzerinde parazitlenen canlı. İkinci derece hiperparazit.

İngilizce Second degree Türkçe anlamı, Second degree eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Second degree ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quadratic : İkilenik. Kareli. Dörtgen gibi. İkinci derece. Karesel. Karesel ikilenik. İkinci dereceden denklem. Kare.

One horse : Önemsiz. Küçük. Tek atlı. Sadece bir at için yapılan (binek arabası, at arabası, vs. hakkında). Tek atlı (araba vb). Adi.

Inferior : Alt veya aşağı anlamında. Aşağı derecede olan şey. Alt. İnferiyor. Aşağı derecede olan kimse. Ast. Ast olan kimse. Ast rütbede. Alt, alt taraf.

Lowly : Sade. Alçakgönüllü. Mütevazı. Düşük. Yalın. Mevkice aşağı. Aşağı. Kemter. Boynu bükük.

Second rate : İkinci sınıf.

Nonessential : Kıymet-i harbiyesi olmayan. Elzem olmayan. Hayati önemi olmayan şey. Zaruri veya zorunlu veya çok önemli veya temel olmayan. Özde var olmayan. Gereksiz. Nonesansiyel. Gereksiz şey. Önemsiz.

 

By : Geçecek biçimde. Ek. Aşkına. Yakın. Yan. Takma. Kadar. Eve. Geçişli biçimde.

Inferiors : Aşağı derecede olan şey. Alt. Ast olan kimse. Aşağı. Kalitesiz. Aşağı derecede olan kimse. Ast. Ast rütbede. Bayağı.

Lowlying : Mevkice aşağı. Aşağı. Kemter. Düşük. Boynu bükük. Mütevazı. Rütbece aşağı. Alçakgönüllü.

Adjunctly : Ek olarak. Tamamlayıcı olarak. Tamamlayıcı bir şekilde. Yardımcı bir şekilde. Yardımcı olarak.

Second degree synonyms : lowliest, back seat, secondarily, circumstantial, circumstantials, minor, lowlier.