Second generation computer türkçesi Second generation computer nedir
- Bilişim alanında kullanılır.
- İkinci nesil bilgisayarlar.
- Transistörlerle çalıştırılan ve 1960'larda geliştirilen bilgisayarlar.
- Tranzistor ve öteki yarıiletken birleşenlerden oluşan çevrimlerle gerçekleştirilmiş, fortran, algol, cobol gibi yüksek düzeyli izlenceleme dilleri bulunan, donanım kaynakları bir işletim dizgesi yönetiminde kullanılan, buna karşılık henüz tümleşik çevrimlerden yararlanamayan, çok iş düzeni, zaman bölüşüm , uzaktan iş girişi gibi olanakları tanımayan ve 1958-1964 yıllarında gerçekleştirilen ikinci bilgisayar kuşağına giren bir bilgisayar, bk. birinci kuşak bilgisayar, üçüncü kuşak bilgisayar.
- İkinci kuşak bilgisayar.
Second generation computer ingilizcede ne demek, Second generation computer nerede nasıl kullanılır?
Second : Desteklemek. Göreve getirmek (brit. ask.). İkinci. İlerletmek. İkinci çelgi. Saniye. Bir dakikalık sürenin altmışta biri. Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). Düelloda şahit.
Generation : Batın. Bilgisayar, biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nesil. Kuşak. Soy, kuşak, nesil. üretim, meydana getirme, üreme. Soy. Üretim. Döl. Dünyaya getirme. Yaklaşık olarak 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği. bk. eski kuşak, yeni kuşak, yaş kümesi.
Computer : Bilgisayar. Bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgi sayar. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırada bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. Çok sayıda aritmetiksel ya da mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, çalışması sırasında bir işletmen'in işe karışması gerekmeksizin, önceden verilmiş bir izlenceye göre, özdevimli olarak yürüten bir veri işleyici. bir bilgisayar dizgesi elektronik ve mekanik birimlerden oluşan donanım ile bu donanım birimlerini ya da kaynakları istenen işlere yöneltip verimli bir çalışma düzeni içerisinde kullanabilmek için gerekli tüm izlencelerden ve veri yapılarından oluşan yazılım öğelerini kapsar. minibilgisayar, mikrobilgisayar tanımlarının dışındaki geleneksel bilgisayarlar ana işlem birimlerinin hız ve yapısına, ana belleklerinin sığasına, dış belleklerin ve giriş-çıkış birimlerinin türlülüğüne, sayısına ve hızına göre büyük, ortaboy ya da küçük dizgeler olarak sınıflandırılır. Bilgi depolayan, bu bilgiye bir dizi mantıksal işlem uygulayan ve istenildiğinde bu işlemlerin sonucunu bilgi olarak sunan elektronik aygıt. Kompüter. Kompütör. Elektronik beyin.
Second generation computers : İkinci kuşak bilgisayar. Transistörlerle çalıştırılan ve 1960'larda geliştirilen bilgisayarlar. İkinci nesil bilgisayarlar.
Second generation : İkinci kuşak.
Fourth generation computer : Dördüncü kuşak bilgisayar. Elektronik çipler ile çalıştırılan ve 1980'li yıllarda geliştirilen mikrobilgisayarlar.
Third generation computer : Daha ucuza, daha yüksek güvenilirlik sağlayan tümleşik çevrimlerden oluşan donanım olanakları, çok iş düzeni ve zaman bölüşüm olanakları sağlayan, böylece donanım ve yazılım kaynaklarını en verimli biçimde yöneten işletim dizgeleri, veri iletişim ve uzaktan iş girişi olanaklarıyla bilişim ağlarının kurulmasına yol açan ve 1965'te gerçekleştirilmeye başlanan bilgisayar kuşağına giren bilgisayar, bk. birinci kuşak bilgisayar, ikinci kuşak bilgisayar. Üçüncü kuşak bilgisayar. Üçüncü nesil bilgisayarlar. 1970'lerde geliştirilen elektronik çipler vasıtasıyla çalışan merkez bilgisayarlar.
First generation computers : Birinci nesil bilgisayarlar. 1950'lerde geliştirilen ve vakum tüplari vasıtasıyla çalışan çok erken dönem bilgisayarları. Birinci kuşak bilgisayar.
Third generation computers : 1970'lerde geliştirilen elektronik çipler vasıtasıyla çalışan merkez bilgisayarlar. Üçüncü nesil bilgisayarlar. Üçüncü kuşak bilgisayar.
Second generation cephalosporins : İkinci kuşak sefalosporinler. Birinci nesil sefalosporinlerin yapısını değiştirerek genellikle, 7-amino grubuna daha polar radikaller sokularak yapılmış olan, beta-laktamazlara biraz daha dayanıklı ve antibakteriyel spektrumları biraz daha genişletilmiş türevleri.
İngilizce Second generation computer Türkçe anlamı, Second generation computer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Second generation computer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alphabetic string : Abecesel dizgi. Alfabetik dizgi. Yalnız belli bir abece'nin yazaçlarından oluşan dizgi. Alfabetik karakter katarı. Abecesel damga dizgisi.
Alphabetic data : Alfabetik veri. Abecesel veri. Bir abecenin yazaçlarıyla gösterilmiş veri. Alfabetik data.
Alphabetic code : Abecesel düğüm. Verilerin bir abecesel damga takımı kullanılarak gösterildiği düğüm. Abecesel kod. Alfabetik kod.
Addressing : Adres belirle. Hitap. Sesleniş. Ağ kaynaklarına ulaşım yöntemi (bilgisayar). Adresleme. Özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan ve adres ya da erişki denilen verinin fiziksel olarak oluşturulup bu amaçla kullanılması, örn. bir bellek sözcüğünün, bir yazmacın, bir çevre biriminin adreslenmesi. Hitabet. Hitaben. Retorik.
Alphanumeric code : Hem harfler hem de sayılar kullanarak temsil etme yöntemi. Abecesayısal düğüm. Alfasayısal kod. Verilerin bir abecesayısal damga takımı kullanılarak gösterildiği düğüm.
Accounting machine : Sayışım ile ilgili hesaplamalar için kullanılan, bilgisayarın veri işleme olanaklarının altında yalın birtakım işlemler yapabilen herhangi bir makine, bk. çizelgeleyici. Sayışım makinası. Sayışım makinesi. Sayım makinesi. Muhasebe makinesi.
Alphanumeric character set : Yazaçları, sayamakları, kimi kez de güdüm damgalarını, özel damgaları ve boş damgayı kapsayan damga takımı. Abecesayısal damga takımı.
Administrative data processing : Yönetimsel bilgi işlem. İdari veri işleme. Yönetsel veri işleme. Yönetsel bilgi işlem. Sayışımda ya da yönetimde kullanılan özdevimli bilgi işlem. Yönetsel bilgi işleme.
Actual address : Bir verinin bulunduğu bellek konumunun, donanım üzerinde erişimin doğrudan yapılabileceği biçimde belirtilen adresi. Hakiki adres. Gerçek adres.
Alphabetic word : Yalnız bir abecenin yazaçlarından oluşan sözcük. Abecesel sözcük. Alfabetik sözcük.
Second generation computer synonyms : alphabetic character set, accesibility, algol, address, second generation computers, acess arm, algorithmic language.

Bu kısımda Second generation computer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Second generation computer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Second generation computer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Second generation computer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.