Second place türkçesi Second place nedir

  • Sonraki en iyi.
  • İkinci yer.
  • İkinci.
  • İkinci en iyi ödülü.
  • Sonraki yer.
  • Gümüş madalya.

Second place ile ilgili cümleler

English: He decided not to buy the house, because in the first place it was too expensive, and in the second place it was too far from his office.
Turkish: Ev almamaya karar verdi, birincisi çok pahalıydı, ikincisi ofisine uzaktı.

English: In the first place, it's too expensive, and in the second place, I don't like it.
Turkish: İlk olarak çok pahalı, ikinci olaraksa onu beğenmiyorum.

English: Ali ended up in second place.
Turkish: Ali ikinci sırada tamamladı.

English: In the first place, the women have more free time than men. In the second place, they have fewer things to worry about than men.
Turkish: İlk olarak, kadınların erkeklerden daha fazla boş vakitleri var. İkinci olarak, onlar erkeklerden daha az endişelenecek şeylere sahipler.

English: Our friend finished the race in second place.
Turkish: Arkadaşımız yarışı ikinci sırada bitirdi.

Second place ingilizcede ne demek, Second place nerede nasıl kullanılır?

Second : Yardım etmek. İkinci. Saniye. İlerletmek. Defolu mal. Göreve getirmek (brit. ask.). Destek vermek. Düelloda şahit. Bir dakikalık sürenin altmışta biri.

Place : Kim olduğunu çıkarmak. Anımsamak. Vermek (para). Basamak. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Ev. Koymak. Mekan. Mahal.

 

Second place finish : İkincilikle bitiriş. İkinci en iyi sonucu ile sonlanma.

Finish in second place : İkinci gelmek. Bir yarış veya müsabakanın sonuna ikinci ulaşmak. İkinci olarak bitirmek. Yarış veya müsabakayı tamamlayan ikinci insan olmak.

In the second place : Ondan sonra. İkincisi. İkincisi (bir kimsenin konuşmasında vurgulamak istediği ikinci nokta için kullandığı tabir). İkinci olarak.

Second a motion : Bir öneriyi desteklemek.

İngilizce Second place Türkçe anlamı, Second place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Second place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Silver medal : Bir müsabakada ikincilik pozisyonu için verilen ödül.

Second : Yardım etmek. Defolu mal. İkinci çelgi. Bir dakikalık sürenin altmışta biri. İlerletmek. Düelloda şahit. Göreve getirmek (brit. ask.). Saniye. Desteklemek.

Second prize : İkincilik ödülü. İkincilik. Neredeyse en iyi pozisyon. Yardımcı pozisyon.

Metacenter : Yüzme özeği. Sıvı üzerende yüzen bir özdek, denge durumundan ayrıldığı sıvının geri çağırıcı kaldırma kuvvetinin etkilediği, kütle özeğinin yukarısına düşen nokta. Denkleşme merkezi. Yüzme merkezi.

Deux : Birkaç. İki.

Secondary : İkinci dereceli şey. Tali. İkinci gelen. İkinci derecede. Orta. Sekonder devre. İkinci derecede olan. Belirli amaçlara göre yapılan düzenlemede ikinci derecede olan. Önemsiz. Sonraki.

Deutero : Döter.

Vice : Muavin. Kötü alışkanlık. Ahlaksızlık. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Vekil. Ahlak bozukluğu. Kötülük. Mengene. Leke.