Sectors türkçesi Sectors nedir

  • Ölçüm teleskopu.
  • Daire dilimi.
  • Dilim.
  • İşkolu.
  • Sektör.
  • Bölge.

Sectors ingilizcede ne demek, Sectors nerede nasıl kullanılır?

Bisectors : Çift sektörlü. Ortay. İkiye bölen şey. Açı ortay. Açıortay.

Dissectors : Görüntü tarayıcı. Görüntü analizleyicisi. Teşrihçi. Teşhirci. Parçalara ayırıp inceleyen kimse.

Sector theory : Kesim kuramı. Bir yerleşim yerinde, oturmaya ayrılmış alanların ve buralarda yaşayan sınıfların, kent özeğinden dışa doğru belli başlı anayollar boyunca uzanacak biçimde bir düzene girme eğiliminde olduklarını varsayan kentsel büyüme kuramı.

Sector transducer : Sektör prop. Ultrason probu.

Bad sector mapping : Bozuk kesim adresleme.

Private sector bonds : Özel kesim tahvili. Anonim şirketler tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. Özel sektör tahvilleri. Özel kesim tahvil senet.

Real sector confidence index : Reel kesim güven dizini. Reel kesim güven endeksi. Reel kesim (üreticiler) açısından hesaplanan güven dizini.

Boot sector infector : Önyükleme virüsü.

Bootstrap sector virus : Önyükleme virüsü.

Hard sector disk : Fiziksel kesimli disk.

İngilizce Sectors Türkçe anlamı, Sectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shive : Ufak kıymık. Ufak parka. Kıymık.

Episode : Perde. Bölüm. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Vaka. Oluntu. Tefrika. Olay. Zaman dilimi. Kısım.

Districted : Kesim. Havali. Bölgelere ayırmak. Yöre. Semt. İlçe. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Nahiye. Sancak.

Tranches : Parça.

Department : Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Kol. Reyon. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. Şube. Bir kuruluşun çalışma dallarından birisi. kendisine ilişkin özellikleri kapsayan işleri yetenek ve yetkileri çevresi içinde düzenleyen ve yapan organ. genel kuruluşun belirli bir işiyle uğraşan kolu. Kürsü. Bakanlık. Daire.

Line of business : İş türü. Ana iş dalı. İş alanı. İş kolu. İş hattı. Meslek. Ma! cinsi. Belirli ticari iş türü. Ticaret branşı.

Vector sum : Vektör toplamı.

Dept : Daire. Çevre. Alan. Bölüm. Departman. İdare. Department (bölüm). Resmi büro.

Circumscription : Sınırlama. Mıntıka. Etrafını çizme. Tahdit. Çevreleme. Çevreleyen yazı (para, mühür). Kuşatma. Daire içine alma. Sınır. Çevresine çizgi çizme.

Segments : Dilimler. Daire kesmesi. Bölüm. Bölüt. Bölütler. Parça.

Sectors synonyms : two dimensional figure, plane figure, tranche, belt, pane, district, compartment, slice of, circumscriptions, cross product, slice, slices, industry, sector, colony, segment, belts, vector product, climate, shred, country, shreds, climates, the profession, cusp, arc, profession, departments, variable, area, resultant, lobe, areas.