Security of domicile türkçesi Security of domicile nedir

  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Konut dokunulmazlığı.

Security of domicile ingilizcede ne demek, Security of domicile nerede nasıl kullanılır?

Security : Kefil. İnanca. Kefillik. Koruma. Emniyet. Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge. Güvenlik. Güvenlik önlemleri. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Of : -li. İle ilgili. Hakkında. Karşı. -nin. Nin. -nın. Li. Yüzünden. -den.

Domicile : Ödemek. Ev. İkamet ettirmek. Yerleştirmek. Ödemek (poliçe). Oturmak. Mesken vermek. Konut. Yasal konut. İkametgah.

Security of data : Veri güvenliği. Bir veri tabanında ya da veri bankasında biriktirilen verilerin yanlış bilgiler içermesine karşı, veri girişini ve veri günleme olanaklarını denetim altında tutan önlemler bütünü.

Security of information : Bilgi güvenliği.

Security of work : İş yerinden olağan (olagelen) kazalara karşı alınacak her tür güvenlik. İş güvenliği. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İş yerinde ortaya çıkabilecek her türlü tehlike ve kazaya karşı alınacak önlemler bütünü.

 

Social security office : Sosyal sigorta müdürlüğü.

Security of tenure : Teminat.

Security official : Güvenlik sorumlusu.

Security officer : Emniyet görevlisi. Güvenlik elemanı. Güvenlik görevlisi. Güvenlikçi. Güvenlik sorumlusu.

İngilizce Security of domicile Türkçe anlamı, Security of domicile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Security of domicile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annulment : Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Yürürlükten kaldırma. Fesh. Bozma. İlga. Evliliğin iptali. Kaldırma. Iskat. İptal.

Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Accused : Suçlanan. İtham edilen. Müttehem. Suçlu. Sanık. Maznun. Zanlı.

Abduction : Abdüksiyon. (kas) dışarı çekme. Kaçırma. Dışaçekim. Zorla kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Uğrulama. Kaçırma (bir kimseyi). Kız kaçırma. Adam kaldırma.

Abstention : Sakınma. Uzak durma. Çekinme. Çekimser oy. Vazgeçmek. Çekimserlik. İmtina. Kaçınma. Oy vermeme.

Administrative districts : İdari bölge. Kaza. İdari bölüm. İlçe.

Administer an oath : Ant içirmek. Andiçirme. Yemin ettirmek.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Security of domicile synonyms : abetment, administration of justice, act of witness, abstainer, acts contra bonos mores, allegation.