Sedates türkçesi Sedates nedir

Sedates ingilizcede ne demek, Sedates nerede nasıl kullanılır?

Sedate : Yatıştırmak. Yatıştırıcı vermek. Sakinleştirici ilaç vermek. Ağırbaşlı. Sakin. Sakinleştirmek. Temkinli. Ciddi. Uyku ilacı verip uyutmak. Oturaklı.

Sedated : Yatışmış. Yatıştırıcı ilaç vasıtasıyla sakinleşmiş. Sakin. Rahatlamış.

Sedately : Soğukkanlı bir şekilde. Sakin bir şekilde. Kendi halinde. Sakin bir biçimde. Ağırbaşlı bir tarzda. Sakince. Ciddi bir şekilde. Ağırbaşlıca.

Sedateness : Ağırbaşlılık. Usluluk. Aklı başındalık. Ciddiyet.

Sedating : Yatıştırıcı vermek. Yatıştırma. Yatıştırmak. Sakinleştirme. Sakinleştirici ilaç vermek.

Sedatives : Yatıştırıcı. Sakinleştirici. Sedatifler.

Sedativism : Aynı anda sakinleştirici reçeteli ilaç ve alkol bağımlısı olan bir insanın durumu.

Sedation : Merkezi sinir sisteminin orta dereceli bir baskılanması olup hastanın uyanık, rahat ve sakin bulunması durumu. Sakinlik. Yatıştırma. Sakinleştirme (ilaçla). Sedasyon. Yatıştırma (ilaçla).

Sedan : Minnesota eyaletinde şehir. Binek arabası (körüksüz). Tahtırevan. Kansas eyaletinde şehir. Sedye. Ulaşım amaçlı olarak iki hamalca taşınan koltuk. Binek otomobili. Aile arabası. Dört kapılı büyük araba.

 

Closedatabase : Veritabanınıkapat. Veritabanıkapat.

İngilizce Sedates Türkçe anlamı, Sedates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sedates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tamest : İşlemek (toprak). Ekili. Evcil. Uysallaştırmak. Yumuşatmak. Uslandırmak. Tatsız. Ehli. Alıştırmak.

Austere : Özdenetimli. Yalın. Çetin zor. Katı. Güç. Sade. Süssüz. Rahatsız.

Tame : Yavan. Terbiye etmek. Ehli. Evcil. Uysallaştırmak. Uslandırmak. İşlemek (toprak). Evcilleştirmek. Uysal. Tatsız.

Cool down : Gevşemek. Sakinleşmek. Soğumak. Yatışmak.

Dignified : Değerli. Şerefli. Kıymet verilen. Ağır. Efendi. Asil. Saygın.

Appeases : Hafifletmek. Bastırmak. Gidermek. Gidermek (açlık). Tatmin etmek. Açlığını gidermek. Azaltmak. Gönlünü almak.

Abates : Azaltmak. Geçmek. Yürürlükten kaldırmak. Çekilmek. İndirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Dinmek. Dindirmek. Hafiflemek.

Graceful : İncelikli. Çekici. Güzel. Latif. İnce. Zarif. Vakur. Hoş. Endamlı.

Appeasing : Azaltmak. Bastırmak. Yatıştırıcı. Yatıştıran. Gönlünü almak. Yatıştırma. Gidermek. Hafifletmek.

Sitting : Oturan. Bir yerde yerleşmiş bulunan. Oturum. Kuluçka süresi. Seans. Oturuş. Oturmakta olan. Kuluçkalık. Oturma. Celse.

Sedates synonyms : u.s. senate, law makers, legislative body, citizen, decorous, compose, charier, devout, ataraxic, alleviate, quietest, demurest, general assembly, forbidding, becalms, becalming, serious, alleviating, timely, tractable, sound, grander, allays, deep, leery, appease, deliberate, abate, grave, cannie, allayed, seaters, calmed.

 

Sedates zıt anlamlı kelimeler, Sedates kelime anlamı

Standing : Süreklilik. Sürekli. Durgun. Duruş. Akmaz. Ayakta duran. Mevki. Şöhret. Devamlı. Geçerlilik.

Indecorous : Ters. Yakışıksız. Münasebetsiz. Uygunsuz. Ayıp. Yakışmaz. Edebe aykırı. Utandırıcı. Topluma ters düşen. Yakışık almayan.