Seems türkçesi Seems nedir

Seems ile ilgili cümleler

English: Ali always seems so disorganized.
Turkish: Ali her zaman çok dağınık görünüyor.

English: "I think you owe me about thirty dollars." "That seems about right."
Turkish: "Sanırım bana yaklaşık otuz dolar borçlusun." "O yaklaşık doğru görünüyor."

English: "It seems that you know the country well." "I think so", answered Moustapha, smiling.
Turkish: "Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Mustafa gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.

English: Ali always seems so friendly.
Turkish: Ali her zaman çok dostça.

English: Ali always seems happy.
Turkish: Ali her zaman mutlu görünüyor.

Seems ingilizcede ne demek, Seems nerede nasıl kullanılır?

Seems to him : Ona -miş gibi bakan. Ona görünen.

He seems old for his years : Gerçek yaşından daha büyükmüş gibi davranıyor. Gerçek yaşından daha yaşlı görünüyor. Yaşına göre daha büyük görünüyor.

Beseems : Yakışmak. Yaraşmak. Uygun olmak. Yakışık almak.

Meseems : Bana göre. Bana öyle geliyor ki.

Seem as if : Gibi gelmek.

Begin to seem older : Yaşlı gözükmeye başlamak.

Seeming : Sözde. Görünen. Zahiren. Görünüşteki. Gibi görünen. Görünüşte.

 

Seem like : Gibi görünmek. Gibi gözükmek. Gibi gelmek.

Seemer : Sık sık numara yapan kişi.

Seem to be : Görünmek. -miş gibi bakılmış. Görünmüş.

İngilizce Seems Türkçe anlamı, Seems eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seems ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cut : İndirimli. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kesilmiş. Diş çıkarmak. Kesik. Yontmak. Topsuz giriş. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Kamçılamak. Hadım etmek.

Jump : Zıplamak. Üç adım atlamada, dingin ayakla yapılan son sıçrama. Birdenbire yükselmek. Atlamak. Zıplama. Tullanmak. Hoplamak. Hiçbir yere değmeden, gövdenin hızıyla atılan takla. Yerinden sıçramak. İlişkiye girmek.

Appear : Arz-ı endam etmek. Belli olmak. Vücuda gelmek. Varmak. Gözükmek. Belirmek. İzlenimini vermek.

Arise : Ortaya çıkmak. Kalkmak. Oluşmak. Ayağa kalkmak. Zuhur etmek. Husule gelmek. Baş göstermek. Meydana gelmek. Yükselmek.

Approximating : Andırma. Benzetme. Yaklaşmak. Andırmak. Andıran. Benzeme. Benzeyen.

Make like : Benzemeye çalışmak. Kopya etmek. Taklidini yapmak. Taklit etmek.

Appeared : Anlaşılmak. Göründü. Belirmek. Ortaya çıkmak. Gözükmek. Belli olmak.

Approach : Çok benzemek. Görüşmek. Yaklaşım sergilemek. Yaklaşım. Ulaşmak. Varmak. Temasta bulunmak. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Yaklaşmak. Yanaşmak.

Seems synonyms : leap out, jump out, appear like, appear to be, stick out, radiate, approximates, seemed, soundest, conform to, glitter, appears, assimilate, shine, come along, lift, sembling, be seen, compare, be, rear, beam, compares, come in sight, feel, come into view, semble, make, broken through, approve oneself, purports, look as if, come out.