Seise türkçesi Seise nedir

Seise ingilizcede ne demek, Seise nerede nasıl kullanılır?

Seised : El konulmuş. Güç kullanarak alınmış (ayrıca seized). Haczedilmiş. Haczedilen. Kuşatılmış. Hacizli. Zorla kapatılmış.

Disseise : Gaspetmek. Mal ve mülküne el koymak. Gasp etmek. Malına el koymak. Mahrum etmek. Yasal olamayan yoldan bir başkasının malına el koymak. Malını elinden almak. Zaptetmek. Mülkünü elinden almak. Bir yerden dışarı atmak.

Disseisee : Malı ve mülkü elinden alınmış kimse. Malı mülkü elinden alınan kişi. Malından ve mülkünden yoksun bırakılmış kimse.

Seisin : Temellük. Kendine maletme. Tasarruf. Mülk edinme. Arazi üzerindeki tam mülkiyet. Malik sıfatıyla zilyetlik. El koyma.

Seism : Deprem. Yersarsıntısı. Zelzele. Depremle ilgili. Başlangıç noktası yerin içinde bulunan, doğal nedenli yerkabuğu devimi. Sismik.

Seismic belt : Deprem kuşağı. Sismik kuşak.

Seismic intensity : Sismik şiddet.

Seismic detector : Sismik detektör. Deprem algıcı. Yeryüzünde uygun yerlere konularak yerden gelen ses dalgalaranı algılayan, bir titreşim ölçer ile bir seslikten oluşan dinleme aygıtı.

Seismic activity : Yerkürenin sarsıntıları. Deprem. Sismik aktivite. Sismik etkinlik.

 

Seismic region : Deprem bölgesi. Sık sık deprem olan bölge.

İngilizce Seise Türkçe anlamı, Seise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feel up : Sıkıştırmak. Hazır olmak. Kendini uygun hissetmek. Pandiklemek. Çimdik atmak. Parmak atmak. Elle sarkıntılık etmek. Havasında olmak. Okşamak.

Extorted : Gaspedilmiş. Zorla yaptırılmış. Kopartılmış. Tehditle almak. Zorla yaptırmak. Koparmak. Para sızdırılmış. Gaspetmek. Zorla alınmış.

Apprehends : Tutuklamak. Kavramak. Korkuyla beklemek. Endişe etmek. Yakalamak. Tevkif etmek. İdrak etmek. Korkmak.

Caught : Yakalamak. Kavramak. Basmak. Gafil avlamak. Baskın yapmak. Tutuşmak. Tutmak. Çekmek. Çalışmak (mekanizma).

Conceded : Teslim etmek. İtiraf etmek. Uygun bulmak. Kabul etmek. Bağışlamak. Vermek. Bırakmak. Ödün vermek. Kabul etmek zorunda kalmak.

Confiscate : El koymak (mala). Müsadere etmek. Kanunen el koymak. Ele geçirmek. Kamulaştırmak. Zaptetmek. Haciz koymak. Toplamak (yasaklanmış şeyi).

Reaves : Yırtmak. Yağmalamak. Zaptetmek.

Grabbed : Ele geçirmek. Kavramak. Kapma. Tutmak (elle). Çabucak ve zorla elinden almak. Yapışmak. Gasp etmek. Tutmak.

Appreciated : Değerlendirmek. Değerini artırmak. Kavramak. Teşekkür borçlu olmak. Değerlenmek. Değer vermek. Fiyatını yükseltmek. Minnettar olmak. Beğenmek.

Sensation : Bir kimsenin, yalınç bir uyaranın sinir hücrelerinde oluşturduğu itmeyi duyması. bir duyusal sinirle beyne ulaşan uyaran. Duyarlık. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Duyulanma. Heyecan verici şey. Duyu. Çok yetenekli kimse. Seziş. Hissetme. Algı.

 

Seise synonyms : sense modality, sensory system, sensory faculty, nail, ascertain, appropriating, climbed down, embrace, faculty, consciousness, sentiency, fallen back on, be sold on, fall back upon, raped, cognizance, copping, apprehend, reft, rapes, embark on, climb down, cop, extort, distrain, arrests, exacted, commandeer, extorts, nicks, nicking, acquiesce, distrain on.

Seise zıt anlamlı kelimeler, Seise kelime anlamı

Unclasp : Bırakmak (sıkılan eli). Bırakmak (el). Açmak (tokayı). Açmak (toka).

Seise antonyms : incognizance.

Seise ingilizce tanımı, definition of Seise

Seise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Seize].