Seizins türkçesi Seizins nedir

  • Mülk edinme.
  • Kendine maletme.
  • Arazi üzerindeki tam mülkiyet.
  • Tasarruf.
  • Temellük.
  • El koyma.
  • Malik sıfatıyla zilyetlik.

Seizins ingilizcede ne demek, Seizins nerede nasıl kullanılır?

Seizin : Tasarruf. Mülk edinme. Temellük. Kendine maletme. El koyma. Malik sıfatıyla zilyetlik. Arazi üzerindeki tam mülkiyet.

Seizing : Tutma. Kavrama. Yapışma. Tutukluk. Sicimle bağlama. Zorla alma.

Seizing of land : Topragın zorla ele geçirilmesi. Bir bina veya araziyi elde etme.

Seizings : Bağlama sicimi.

Disseizin : Zapt hali. Çıkarma. Mal ve mülküne el koyma. Gaspetme. Gasp.

Seize : Benimsemek. Elinden alma. Tutukluk yapmak. Takılmak (makine). Kişinin iyeliği altında bulunan taşınır ve taşınmaz mallarını elinden alma. Havada kapmak. Zapt etmek. Kabullenmek. Gasp etmek. Tutmak.

Seize the importance of : -ın önemini anlamak.

Seize by the neck : Enselemek. Ensesinden yakalamak.

Seize by force : Gaspetmek.

Seize power : Yönetimi ele geçirmek. Gücü ele geçirmek. Yönetime el koymak.

İngilizce Seizins Türkçe anlamı, Seizins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seizins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Savingness : Ekonomik olma özelliği. Muhafaza edilebilirlik. Kurtarılmayı veya kurtuluşu destekleme eğilimi. Cimrilik. Biriktiriliyor olma özelliği. Parayı amaçsız şekilde harcamamaya dikkat etme. Tutumluluk. Birikim olma özelliği. Pintilik.

 

Austerity : Masraftan kısma. Güçlük. Davranış sertliği. Azla yetinme. İdare. Ciddiyet. Sertlik. Katılık. Kemer sıkma.

Saving : Kurtarma. Bir ekonomide belirli bir dönemde yaratılan gelirin tüketilmeyen, yani harcanmayan kısmı. cari gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması. Kazandırıcı. Artırım. Biriktirme. Tasarrufta bulunma. Kurtarıcı. Bkz.save. Durumu idare eden. Kazandırma.

Ouster : Atma. Birini bir yerden çıkarma. Dışarı atma. Elinden zorla alma. Zorla çıkarma. Gasp. Taşınmaz malını zorla elinden alma. Ekarte etme. Çıkarma.

Appropriations : Öngörülen süre içerisinde belirli amaçlara harcanmak üzere ayrılan miktarlar. Ödeme emri verilen krediler. Ayırma. Ödenek. Sarf. Benimseme. Üstüne oturma.

Austerities : Kemer sıkma. Katılık. Azla yetinme. Davranış sertliği. Haşinlik. Sadelik. Masraftan kısma. Güçlük. Sertlik. Ciddiyet.

Distrainment : Borçları karşılığında ödeme olarak alma (mülk ile ilgili olarak). Haczetme.

Occupation : İşgal. Zorla alma. Kullanan. Uğraşı. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. İş. Meşguliyet. Meslek.

Impoundment : Kuşatma. Tutma. Hapsedilme. Kapatılma. Sınırlama. Zaptetme. Müsadere. Haczetme. Baraj tarafından tutulan su. Tutulmuş su (baraj vb ile).

Size : Boyut. Büyüklük. Beden (elbise için). Tutkallamak. Büyüklüğüne göre ayırmak. Boy. Boyutlandırmak. Çirişlemek. Uzam. Herhangi bir veri öğesinin ya da veri yapısının uzunluğu, örn. tutanak boyu; uzunluk.

 

Seizins synonyms : small stuff, impressments, ownerships, distraint, seisin, economy, impoundage, arrogations, expropriation, retrenchments, retrenchment, expropriations, seizin, providence, arrogation, provident, appropriation, impressment, conscription, confiscation, impoundments, accroachment, nest egg, ownership, economies, possession, condemnation, taking possession, filler.