Seizures türkçesi Seizures nedir

Seizures ingilizcede ne demek, Seizures nerede nasıl kullanılır?

Seizure note : Gümrüklü ya da kaçak eşyanın zorlu alımında düzenlenen tutanak. Müsadere zaptı. Zorlaalım tutanağı.

Seizure of power : İktidara el koyma.

Answer seizure ratio : Yanıtlama yakalama oranı. Yakalama ya da yanıtlama oranı. Yakalama-yanıtlama oranı.

Search and seizure : Arama ve yakalama. Arama ve el koyma. Araştırma ve bulma.

Seizure : Haciz. Tutarak. Gasp. Kriz. Felç. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ani hastalık nöbeti. El koyma. Zapt. Tutarık.

Seize on : Tutmak. Kaçırmamak. Sıkıca tutmak veya kavramak. Yakalamak. Değerlendirmek.

Seize the importance of : -ın önemini anlamak.

Seize by the neck : Enselemek. Ensesinden yakalamak.

Seizable : Haczedilebilir. Haczi mümkün. Ele geçirilebilir. Alınabilir. Yakalanabilir. El koyulabilir.

Seize by force : Gaspetmek.

İngilizce Seizures Türkçe anlamı, Seizures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seizures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charter : Kiralama. (ayrıcalık) tanımak. Kiralamak (uçak veya gemi vb'ni). Beyanname. Patent vermek. Tutmak. Taşıt kiralamak. Patent. İmtiyaz vermek.

 

Ensnarement : Tuzağa düşme. Tuzağa düşürme. Çekicilik. Tuzağa yakalanma. Kapana kıstırma. Yakalanma.

Holdups : Engel. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Silahlı soygun. Tıkanıklık. Gecikme. Durdurma. Kıpırdama bu bir soygundur. Soygun. Silahla soygun.

Deforcement : Bir başkasının arazisine el koyma. Görevini yapmakta olan memura karşı gelme. Memura mukavemet. Zorunlu ejeksiyon veya tahliye ejection or eviction. Bir mülkiyete yasadışı bir şekilde yasal sahibinden alıkoyma. Fuzuli işgal. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetme. Bir başkasının arsasına tecavüz etme. Kanuna karşı gelme.

Controlment : Denetleme. Kontrol. Bastırılmış olma durumu. Düzenleme. Kontrol etme eylemi.

Paralysis : Bir kas veya kas grubunu uyaran sinir merkezlerinin veya sinir liflerinin tahrip olması sonucu iskelet kaslarının kısmen veya tamamen kontraksiyon yapamaması durumu, paraliz, flasid paralizis, strok, hlk. inme. tam veya yarı felç olarak ayrıldığı gibi kasların tonusuna göre gevşek ve spastik, sinir tahribatının bulunduğu yere göre perifer ve sentral, felç olan ekstremitelerin sayısına göre mono, hemi ve tetraparez veya pleji olarak ayrılır. Paraliz. Kötürümlük. Felç olma. Tam felç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Paralizi. Nüzul. İmmünolojik tolerans. fazla miktardaki polisakkarit antijen dozuna karşı tolerans.

Landings : Karaya çıkma. Sahanlık. İniş. İndirme. İskele.

Enmeshments : Ağa düşürme. Kapma. Tuzağa düşürme. Dolaşıklık. Karmaşıklık. Ağ gibi sarma. Cezbetme.

Expropriation : Yasalarda belirtilen koşullarla bir yapıtı kamu tarafından kullanılabilecek duruma getirme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İstimlak. Tasarruf hakkından yoksun etme. Bir taşınmazın, kamu yararına bir etkinlikte bulunmak amacıyla, bireylerden, kamu tüzel kişiliklerince, belli bir adaletli ölçüte göre karşılığı ödenerek alınıp kamu iyeliğine geçirilmesi. Kamu yararının gerektirdiği durumlarda gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetindeki her türlü varlığın piyasa değeri ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmesi. krş. özelleştirme, millileştirme. Kamuya maletme. Kamulaştırma.

 

Subjugation : Zaptetme. Boyun eğdirme. Bir yeri kontrol altına alma. Fetih. Tabi kılma. Zapt etme.

Seizures synonyms : focal seizure, raptus hemorrhagicus, raptus, absence seizure, distraint, conscription, cataplexy, occupancy, acquisition, accesses, apoplectical, distrainment, confiscations, pinch, subjection, sequestration, levy, taking into custody, usurpation, palsies, conquest, hijacks, impingement, diminutions, apoplectic, impressments, descents, booty, ouster, interception, impoundage, ensnaring, access.