Selective credit fund türkçesi Selective credit fund nedir

  • Selektif kredi fonu.
  • Kredi maliyetinin düşürülmesi ve dışsatımın özendirilmesi için borçlulara faiz farkı ödemesi amacıyla 1967 yılında kurulan ve kaynağı fona katılma payı olarak bütçeye konulan ödeneklerden oluşan, 2000 yılında kaldırılan bütçe içi fon.
  • İktisat alanında kullanılır.

Selective credit fund ingilizcede ne demek, Selective credit fund nerede nasıl kullanılır?

Selective : Seçici. Seçimli. Selektif. Seçkili. Ayıran. Amaç. Dikkatli. Seçimsel. Seçmeli.

Credit : Sayca. Onur kaynağı. Kredi. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenilen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak, bir yarı-yıl ya da bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini niceliksel olarak gösteren birim. İtibar etmek. İnanç. Birine peşin para istemeden belirli bir ölçüye kadar mal verme. ödünç para vermeyi üstüne alma. geniş anlamda bankaların verdikleri borç paralar. Onur. Alacaklandırmak. Veresiye.

Fund : Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık. Para sağlamak. Yatırım yapmak. Para. Birikim. Yedek anamal. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak. Özel yatırım. Yatırmak.

 

Selective credit controls : Seçici kredi denetim önlemleri. Özel amaçlı kuruluşlara (kalkınma bankaları, kamu iktisadi teşebbüsleri gibi) bazı kaynakları kullanabilme yetkisi verme, vergi bağışıklığı ve sübvansiyon sağlama ve kesimler itibariyle faiz, reeskont ve kanuni karşılık oranlarının farklılaştırılması gibi yollarla ülkede kredi kaynaklarının iktisadi amaçların önceliğine göre dağıtılmasına yönelik para politikası aracı. Seçici kredi kontrolü.

Selective credit policy : Seçici kredi politikası. Ülkenin iktisadi öncelikleri ve amaçları doğrultusunda kredilerin belli bölge veya kesimlere yönlendirilmesine ilişkin düzenlemeler bütünü. Selektif kredi politikası.

İngilizce Selective credit fund Türkçe anlamı, Selective credit fund eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selective credit fund ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Selective credit fund synonyms : a type mutual funds, a change in demand, ability rent, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a change in individual demand.