Self determination türkçesi Self determination nedir

  • Kendi kendini idare.
  • Kendi kaderini tayin etme hakkı.
  • Kendi kaderini tayin hakkı.
  • Kendi kaderini tayin etme.
  • Bir milletin kendi kendini yönetmesi.
  • Özgür istem.
  • Self determinasyon.
  • Özgür irade.
  • Kendi kendine karar verme hakkı.
  • Özerklik.
  • Otonomi.
  • Kendi kaderini tayin.

Self determination ingilizcede ne demek, Self determination nerede nasıl kullanılır?

Self : Zat. Bencillik. Kişilik. Aynı. Kişisel çıkar. Düz renkli (çiçek). Kendisi. Kişisel. Özbenlik. Şahsiyet.

Determination : Kararlılık. Saplantı. Karar. Kararlaştırma. Saptama. Tümevarımcı bilimlerde genellik ve yasalardan çıkarılmış öndeyilerin gerçekleşme kaçınılmazlığı. Tayin. Tespit. Tahdit. Belirtme.

Self sufficiency : Kendine güven. Kendine yetme. Kimseye muhtaç olmama.

Self abandonment : Ayrıntılı olarak. Fedakarlık.

Self abasement : Kendini alçaltma. Küçülme. Alçalma. Kendini rezil etme. Bayağılaşma.

Self abnegation : Fedakarlık. Özveri.

İngilizce Self determination Türkçe anlamı, Self determination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self determination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sovereignties : Yücelik. Hükümdarlık. Büyüklük. Hükümranlık. Hakimiyet. Bağımsızlık. Saltanat. Egemenlik.

Self government : Halk hükümeti. Özyönetim. Halk yönetimi. Kendi kendini idare etme. Muhtariyet. Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. okul düzeninin büyük ölçüde öğrencilerce sağlanması. Bağımsızlık. Kendi kendini yönetme. Muhtar idare.

 

Home : Yerleştirmek. Hedeflemek. Bakımevi. Ev. Yuvasına dönmek. Aile ocağı. (kuş) yurda dönmek. Sinyallere göre yönelmek. Yurda dönmek (kuş).

Autonomies : Muhtariyet. Bağımsızlık. Bir milletin kendi kendini idare hakkı.

Autarchies : Mutlak hakimiyet. İktisadi yeterlik. Bağımsız ekonomi politikası. Muhtariyet. Otarşi.

Free will : Özgür iradeyle yapılan seçim. Serbest irade. Gönüllü tercih veya karar. İnsan davranışının önceden planlanmış nedenlerden veya tanrısal müdahaleden ziyade özgürce üstlenildiğini belirten doktrin. Serbest seçim. Gönüllü karar. İrade özgürlüğü. Hür irade. Özgür istenç.

Freewill : Elindelik. Gönüllü. Hür irade. Kendiliğinden yapılan. İhtiyar.

Sovereignty : Hakimiyet. Egemenlik. Bağımsızlık. Saltanat. Hükümranlık. Yücelik. Hükümdarlık. Büyüklük.

Autonomy : Bağımsızlık. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Bir milletin kendi kendini idare hakkı. Muhtariyet. Özeksel bir gücün yönettiği geniş bir bütün içinde, bir kuruluşun ya da bir ülkenin belli koşullar altında kendi kendini yönetme hakkı. Yönetim bakımından dış denetimden bağımsız olma. kişinin, kendi davranışlarını düzenleme ve bu davranışlara yön verme konusunda bir ölçüde bağımsız oluşu.

Autarchy : Bir ülkenin diğerlerini gereksemeden yaşayabilmesi. Otarşi. Mutlak hakimiyet. Muhtariyet. Tutumsal yeterlik. Bir ülkenin bir başkasına gerekseme duymadan kendi yağı ile kavrulması (yaşaması). İktisadi yeterlik. Ekonomi yeterliği.

Self determination synonyms : self rule, autarky.