Self government türkçesi Self government nedir

  • Kendi kendini idare etme.
  • Muhtariyet.
  • Halk hükümeti.
  • Özerklik.
  • Özerk yönetim.
  • Özyönetim.
  • Muhtar idare.
  • Halk yönetimi.
  • Kendi kendini yönetme.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Bağımsızlık.
  • Öğrencilerin, yönetmelik hükümlerine ve okul kurallarına göre seçilen temsilcileri aracılığıyla, sınıf dışı etkinlikleri yönetmeleri. okul düzeninin büyük ölçüde öğrencilerce sağlanması.
  • Halkın kendi kendini yönetmesi.

Self government ingilizcede ne demek, Self government nerede nasıl kullanılır?

Self : Kişilik. Karakter. Kişisel. Kişisel çıkar. Bizzat. Zat. Aynı. Bencillik. Özellik. Şahsi çıkar.

Government : Yönetme (dilbilgisi terimi). Hükümet. İdare. Yönetim biçimi. Toplum bireylerinin iç ve dış güvencelerini ve birbirleriyle ilişkilerini sağladığı gibi onların her tür gereksinmelerini karşılayan bir ya da birkaç kişiden oluşan yasal ya da geleneksel yönetici güç. bk. halk katmanı, büyücü. Yönetme. Siyaset bilimi. Hüküm. Yönetim.

Self sufficiency : Kendine yetme. Kendine güven. Kimseye muhtaç olmama.

Self abandonment : Fedakarlık. Ayrıntılı olarak.

Self abasement : Bayağılaşma. Küçülme. Alçalma. Kendini rezil etme. Kendini alçaltma.

Self abnegation : Özveri. Fedakarlık.

İngilizce Self government Türkçe anlamı, Self government eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Self government ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Independence : Hürriyet. Kimseye muhtaç olmayacak kadar gelir. Dışa bağımsızlık. Serbestlik. Özgürlük. İstiklal. Bağışımlık. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık.

Sleaze : Pespayelik. İncelik. Hırpanilik. Bayağılık. Sefalet. Sahipsizlik. Hafiflik. Pislik. Adilik.

Autarchy : Otarşi. Bir ülkenin diğerlerini gereksemeden yaşayabilmesi. Mutlak hakimiyet. Bağımsız ekonomi politikası. Bir ülkenin bir başkasına gerekseme duymadan kendi yağı ile kavrulması (yaşaması). Tutumsal yeterlik. Ekonomi yeterliği.

Detachedness : Ayrı olma. Tarafsız olma. Farklılık. -e bir başka örnek. Ayrılmışlık. Tarafsızlık. Ayrılık.

Sovereignties : Büyüklük. Yücelik. Saltanat. Egemenlik. Hakimiyet. Hükümranlık. Hükümdarlık.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Ochlocracy : Avam idaresi. Ayaktakımı hakimiyeti.

Freeness : Muaf tutma durumu. Serbestçe. Açıklık. Rahatlık. Özgür olma durumu. Serbestlik. Hamurun serbestlik derecesi. Parasızlık. Hür olma.

Autonomy : Özeksel bir gücün yönettiği geniş bir bütün içinde, bir kuruluşun ya da bir ülkenin belli koşullar altında kendi kendini yönetme hakkı. Otonomi. Yönetim bakımından dış denetimden bağımsız olma. kişinin, kendi davranışlarını düzenleme ve bu davranışlara yön verme konusunda bir ölçüde bağımsız oluşu. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Bir milletin kendi kendini idare hakkı.

 

Autonomies : Bir milletin kendi kendini idare hakkı. Otonomi.

Self government synonyms : abnormal child, abstract intelligence, irresponsibleness, democracy, sovereignty, self rule, academy, mobocracy, academy of economic and commercial sciences, academic year, achievement age, self determination, achievement tests, autarchies, self direction, freedoms, accustoming, abulia, active school, academic preparation, achromatopsia, self management, self dependence, academic intelligence, ability group, home, freedom, autarky, abstract reasoning, independency.