Seminal plasma türkçesi Seminal plasma nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ek salgı bezleri tarafından salgılanan ve spermatozoonların hareketi için gerekli enerji maddelerini içeren, onları içerisinde asılı tutan ve spermanın ph değişimlerini önleyen, tamponlama vazifesi gören, spermanın spermatozoa dışında kalan sıvı kısmı.
  • Seminal plazma.

Seminal plasma ingilizcede ne demek, Seminal plasma nerede nasıl kullanılır?

Seminal : Tohum. Spermaya ait. Seminal. Ufuk açıcı. Üremeyle ilgili. Üreme. Yeni ufuklar açan. Spermaya ait, spermayla ilgili, seminalis. Belirleyici. Spermalı.

Plasma : Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. lenfin sıvı kısmı. merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Yeşil çakmaktaşı. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde. Sıvı. Plazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Kansu. Lenf veya sütün sıvı kısmı. Seyreltik uçunlarda elektrik boşalımı olurken ılınlanır ölçüde eksicik ve artı üşer oluşan bölge. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. protoplazma, sitoplazma.

 

Seminal duct : Sperm kanalı. Sperma arnası. Vas deferens.

Seminal fluid : Meni. Sperma. Sperm. Belsuyu.

Seminal gland : Sperm bezi. Üreme veya sperm kesesi. Sperm sıvısını üreten iki bezden biri.

Seminal power : Üreme gücü.

İngilizce Seminal plasma Türkçe anlamı, Seminal plasma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seminal plasma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abattoir : Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdomen : Abdomen. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

 

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Seminal plasma synonyms : abdominal fat necrosis, a band, a dna, a clay, abdominal ovariectomy, abdominal pain.