Semiopen türkçesi Semiopen nedir

  • Yarı açık.

Semiopen ingilizcede ne demek, Semiopen nerede nasıl kullanılır?

Semiopaque : Yarıdonuk. Kısmen opak.

Semioblivious : Bir dereceye kadar farkında olmayan. Kısmen bilmeyen. Bir dereceye kadar aklı başında olmayan. Yarı unutkan. Kısmen habersiz. Bir dereceye kadarunutkan.

Semiofficial : Yarı resmi.

Semiological : Semiyoloji ile alakalı. Göstergebilimsel. Göstergesel. İşaretler ve semboller bilimi ile alakalı (ayrıca semeiological).

Semiology : Gösterge bilimi. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Anlaşmayı sağlayan, karşılıklı iletişimi kuran, işaretlerin niteliklerini ve bağlı oldukları kuralları inceleyen dil bilimi dalı. || geniş anlamı ile dil bilimini de içine alan, ancak, dille ilgili olsun, olmasın bütün işaret sistemlerini inceleyen bilim dalı. İmbilim. Semiyoloji. Göstergebilim. Semiyotik. İşaret bilimi. Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen hekimlik dalı, gösterge bilimi. İmbilimi.

Semiotician : Göstergebilimci. İşaret bilimci.

Semiology of the cinema : Sinema imbilimi. Bir iletişim aracı olarak sinemaya uygulanan imbilim (=imlerin toplumsal yaşam içindeki yerlerini, etkilerini inceleyen bilim). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Zoosemiotics : Hayvan haberleşme bilimi. Hayvanlar tarafından kullanılan iletişim biçimleri inceleme bilimi (sesler, semboller vs).

 

Semiotical : Göstergebilimsel. İşaretler bilimine ait. Göstergesel. Semiyoloji ile alakalı.

Semiotics : Göstergebilim. Gösterge bilim. Hastalık belirtileri bilimi. İmbilim. Semiyoloji. İşaret bilimi. İşaret ilmi. Anlaşmayı sağlayan, karşılıklı iletişimi kuran, işaretlerin niteliklerini ve bağlı oldukları kuralları inceleyen dil bilimi dalı. || geniş anlamı ile dil bilimini de içine alan, ancak, dille ilgili olsun, olmasın bütün işaret sistemlerini inceleyen bilim dalı. Semiyotik.

İngilizce Semiopen Türkçe anlamı, Semiopen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Semiopen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the jar : Aralık. Hafifçe açılmış. İyi kapanmamış (giriş yeri, kapı, vs. hakkında).

Ajar : Az açık (kapı). Aralık (kapı). Acar. Ahenksiz. Acaristanda yaşayan etnik bir grup. Ahenksiz olarak. Aralık.

Half open : Aralık. Biraz açmak. Orta. Aralamak.