Send somebody flying türkçesi Send somebody flying nedir

  • Vurup düşürmek.
  • Deli etmek.
  • Yere sermek.

Send somebody flying ingilizcede ne demek, Send somebody flying nerede nasıl kullanılır?

Send : Yollamak. Sevk etmek. Neşretmek. Dağıtmak. Göndermek. Fırlatmak. Sevketmek. Atmak. Sokmak (duruma).

Somebody : Önemli kimse. Biri. Bazısı. Birisi. Bir kimse. Önemli birisi. Kimse. Kimisi. Şahsiyet.

Flying : Artistik jimnastik. Hızla geçen. Havacılık. Geçici. Kısa. Tayyarecilik. Uçan. Uçma. Tayeran. Dövüş sporları.

Send somebody mad : Deli etmek.

Send somebody packing : Defetmek. Sepetlemek.

Send somebody up the wall : Kudurtmak. Deli etmek. Çıldırtmak.

Send somebody sprawling : İki seksen uzatmak. Yere sermek.

Send somebody reeling : Serseme çevirmek. Sersemletmek.

Send somebody to coventry : Yüzüne bakmamak. Konuşmayı reddetmek.

İngilizce Send somebody flying Türkçe anlamı, Send somebody flying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Send somebody flying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drive somebody up the wall : Çıldırtmak.

Kayoed : Afet. Nakavt. Vurmak. Şok etmek. Çarpmak. Darbe. Nakavt etmek.

Exasperates : Damarına basmak. Kızdırmak. Patlatmak. Öfkeden çıldırtmak. Çileden çıkarmak. Sinirlendirmek. Şiddetlendirmek. Çok kızdırmak. Canını sıkmak.

 

Drive somebody nuts : Çıldırtmak.

Kayo : Şok etmek. Nakavt. Afet. Nakavt etmek. Vurmak. Çarpmak. Darbe.

Fell : Kesip devirmek. Kesmek. Düşmek. Kırmalı dikmek. Öldürücü. İnsafsız. Kır. Yere yıkmak. Merhametsiz.

Drive somebody round the bend : Çılgına çevirmek.

Laid out : Paralamak. Sarhoş. Sermek. Şık. Vurmak. Düzenlemek. İyi veya güzel giyinmiş. Hazırlanmış. Harcamak.

Kayos : Vurmak. Afet. Çarpmak. Nakavt etmek. Darbe. Şok etmek. Nakavt.

Infuriate : Öfkelendirmek. Gazaba getirmek. Zıvanadan çıkmak. Kızdırmak. Kudurtmak. Patlatmak. Çok öfkelendirmek. İfrit etmek. Çileden çıkarmak. Çıldırtmak.

Send somebody flying synonyms : madden, shoot down, floor wipe the floor with, drive crazy, drive somebody wild, drive nuts, knock galley west, beat down, ground, drive wild, maddened, drive mad, knocking down, deck, craze, kayoing, down, downing, downed, infuriates, shooting down, drive somebody to distraction, exasperate, grassing.